2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2014/19889 E. , 2014/18466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26.maddesiyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, hüküm tarihine göre temyizleri mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin, suçun işlendiği 22.07.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Olay yerinde failleri suçüstü gören tanık ...'in 07.03.2013 tarihli duruşmadaki ifadesine göre, suça sürüklenen çocuk ile beraberindekilerin tanığı görmeleri üzerine ellerinde bulunan adaptörleri bırakarak kaçmaları, kaçarken ellerinde herhangi bir şey götürmemeleri karşısında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine katılınmamıştır. Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Olayda, katılanın suça sürüklenen çocuğa atılı hırsızlığa teşebbüs suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “müştekinin zararının giderilmediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.