11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/16427 E. , 2016/3946 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanığın aynı nitelikteki suçtan ....Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/606 esas sayılı dosyasında yargılandığının ve mahkum edildiğinin, dosyanın halen temyiz incelemesinde olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi açısından, belirtilen dosyanın akıbetinin araştırılması, bozulması ve birleştirme olanağının bulunması halinde kamu davalarının birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturmayla yetinilip yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi,
Kabule göre de;
2.Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup Yargıtay İBK'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan ödeme yerinin ve lehdarın bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerekmektedir. Suça konu 09.10.2011 düzenleme tarihli bononun dosyada bulunan fotokopisinde borçlu kaşesinde düzenleme yerine ilişkin kayıt bulunmaması lehtar ismi olarak “.... Çiğ Köftecisi” yazılı olması karşısında, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı,
3.5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.