Esas No
E. 2016/8593
Karar No
K. 2016/13135
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2016/8593 E.  ,  2016/13135 K.

"İçtihat Metni"

Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk ve 522. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin BAKIRKÖY (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/05/2002 tarihli ve 1999/1554 esas, 2002/838 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince lehine bulunan anılan Kanun'un 141/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 22/06/2005 tarihli ve 1999/1554 esas, 2002/838 sayılı ek kararının temyiz edilerek Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17/09/2002 tarihli ve 2012/15171 esas, 2012/40985 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine, mahkemenin görevsizliğine ilişkin Bakırköy (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/02/2013 tarihli ve 2012/1866 esas, 2013/297 sayılı kararını müteakip, dosyanın gönderildiği mahkemesince kamu davasının 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2013 tarihli ve 2013/197 esas, 2013/203 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.03.2016 gün ve 340-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2016 gün ve 2016/140241 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, Bakırköy (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/05/2002 tarihli ve 1999/1554 esas, 2002/838 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Bakırköy (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.05.2002 gün ve 1999/1554-2002/838 sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, uyarlama yargılaması sırasında, 5252 sayılı Kanun'un 9/4. maddesine aykırı olarak dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, aynı mahkemenin 22.06.2005 gün ve 1999/1554-2002/838 sayılı ek kararının Dairemizin 17.09.2012 gün ve 2012/15171-40985 sayılı ilamı ile bozulması sonrası sanık hakkında açılmış kamu davasının zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle ortadan kaldırılmasına ilişkin (BAKIRKÖY) 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 gün ve 2013/197 E., 2013/203 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alınarak, sonraki işlemlerin aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca mahkemesince yerine getirilmesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog