12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2016/11478 E. , 2017/7216 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı yasa uyarınca tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebine ilişkin davanın reddine dair hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "466 sayılı yasa uyarınca tazminat" yerine "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'', kısa kararın zabıt kısmında davalı hazine vekilinin geldiğinin belirtilmesine karşılık kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarında "... davalı hazine vekilinin yokluğunda..." şeklinde ifadeye yer verilerek çelişkiye neden olunması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Tazminat davasının davacının tutuklandığı tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu dikkate alınmadan 5271 sayılı CMK hükümlerine tabi olduğu yönünde değerlendirme yapılması, dosya içeriğine göre sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu, 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerektiği, Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağının kabul edildiği, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararın tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususunun belirtilen kararda tartışılmadığı, Ceza Genel Kurulu'nun 06/05/2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde, eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiğinin kabul edildiği;
Bu kapsamda, incelemeye konu olan tazminat davasına dayanak teşkil eden Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.1998 tarih, 1998/289 Esas - 1998/677 Karar sayılı dosyasındaki kesinleşme şerhine göre davacı hakkında mahkumiyetine dair karar verildiği ve kararın da 08.01.1999 tarihinde kesinleştiği, davanın 10.12.2015 tarihinde, 10 yıl dolduktan sonra açıldığının anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın açıklanan bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesi gerekçesi itibariyle hatalı sonucu itibariyle doğru kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahkemece davacı lehine tazminat isteme şartlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacının tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.