4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2015/23007 E. , 2019/18902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık hakkında mağdur ...'e yönelik hakaret suçundan dava açılmasına rağmen, hüküm kurulmamış ise de, mahkemece zamanaşımı içerisinde karar verilebileceği;
Cumhuriyet savcısının sadece tehdit suçlarından, sanığın ise mahkumiyet hükmü için temyize başvurduğu kabul edilerek dosya görüşüldü; A-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca o yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanığın temyiz isteğine gelince, Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2.Kabule göre, a-Sanığın, mağdur ...'i mesaj yoluyla tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, kısa kararda ''mağdur ...'a ölümle tehdit suçundan beraat hükmü'' kurulmasına rağmen, hükmün gerekçe kısmında mağdurlar ... ve Perihan'ın isimleri karıştırılarak, sanığın mağdur ...'e yönelik ölümle tehdit suçundan beraat ve mağdur ...'ı mesaj yoluyla tehdit ettiğinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulduğundan söz edilerek, hüküm fıkrası ve gerekçe arasında çelişkiye yol açılması, b-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan hangi hükümlülüğün tekerüre esas alındığının kararda gösterilmemesi, c-Tekerrüre esasa alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu suçların TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit ve aynı Kanunun 125/1. maddesinde düzenlenen hareket olması, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, anılan hükümlere ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, c-Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının yeniden gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.