1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Av. ...
Av. ...
Av. ... -
3....
4....
5....
6....
Mahkememizde görülmekte olan davada, yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ...'nün çok yönlü bir iş adamı olduğunu ve muhtelif inşaat işleri ile iştigal ettiğini, aynı zamanda çok varlıklı iki şirkette de ortak olduğunu, ...şirketinin %25 oranında 50 pay ile ve ...şirketine %25 oranında 500 pay ile ortak olduğunu, mevcudatın sadece müvekkili hissesine düşen kolektif değerinin 30 milyona yakın olduğunu, bu ortaklığın diğer tarafında ise davalıların yer aldığını, davalıların müvekkili şirket ortakları ve beraber iş yaptığı insanlar olduğunu, davalıların ...ve ...isimli büyük şirket çatısı altında bir çok şirketi yönetmekte olduğunu, müvekkilinin ortak olduğu şirketlerdeki değer artışı karşısında, aileden olmayan müvekkilini tehdit ve hile ile şirketten uzaklaştırmak için plan yaptıklarını ve bunda muvaffak olduğunu, müvekkilinin belirtilen ...ve ...isimli şirkette bulunan hisselerinin tehdit ile üzerlerine devraldıklarını, müvekkilinin bilgisi ve isteği olmadan ... ailesinden dava dışı ...... Ankara 54. Noterliğinden noter katibi .... arayarak müvekkilinin belirtilen ...ve ....hisselerinin devir evraklarını tanzim ettirdiğini, müvekkilinin bu görüşmeden ve hisse devredeceğinden hiç haberi olmadığını, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde evrakları tanzim eden noter katibi ......mahkemedeki beyanında hisse devir evraklarının ...... tarafından hazırlanma emrinin verildiğinin beyan ve ikrar edildiğini, 04/01/2016 tarihinde müvekkilinin Ostim'de bulunan .... Ailesinin şirket yönetim merkezine çağrıldığını ve silah göstererek, dövülerek, ölümle tehdit edilerek ve eline sigara basılarak hisseleri devretmeye zorlandığını, bunun üzerine müvekkilinin şikayetçi olarak ve Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde 2017/270 Esas sayılı dosyası ile şirket hisselerinin yağması nedeniyle kamu davası açıldığını, bu dava üzerine müvekkilinin arabası silahla tarandığını ve yine müvekkilinin bu olaydan bir kaç gün önce her iki bacağından silahla vurulduğunu, eğer davayı geri çekmez ise öldürüleceği yönünde tehdit edildiğini beyanla; müvekkilinden ikrahla alınan ....'nin %25 ve -...şirketine %25 hisselerinin, devrine ilişkin sözleşmelerin TBK m. 37 vd. maddeleri kapsamında iptali ile müvekkil adına kayıt ve tesciline karar verilmesini, yine terditli olarak bunun mümkün olmaması veya şirket mevcudatının aktarılmış olması durumları gözetilerek şirket hisselerinin yağmalandığı tarih olan 04/01/2016 tarihi itibari ile şirket mevcudatı göz önünde bulundurulduğunda gerçek değeri üzerinden hesaplanacak tazminatın 04/01/2016 tarihinden bu yana işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte yağmalamayı yapan ve aracı olan muvazaalı devirlerle yağmayı hukuki zemine oturtmaya çalışan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının her ne kadar şirketine ait hisselerinin ‘tedhit’ ile ‘bedeli ödenmeden’ devralındığını iddia ettiği hisse/devir bedellerinin ödendiğini, bu hususun Ankara 54. Noterliği’nin .... tarih ve .... yevmiye numaralı resmi senedi ile de tasdik olunduğunu, şirket hisselerine ilişkin devir/satım işleminin .... tarih ve .... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde de usul ve yasaya uygun şekilde ilan edildiğini, davacının ...şirketinde bulunan hisselerinde ‘tehdit’ ile ‘bedeli ödenmeden’ devralındığını iddia edilen hisse/devir bedelinin ödendiğini, bu hususun Ankara 54. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senedi ile de tasdik olunduğunu, şirket hisselerine ilişkin devir/satım işlemi ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de usul ve yasaya uygun şekilde ilan edildiğini, devre ilişkin bilgilerin her iki şirketin ticari defterlerinde yer aldığını, davacının ikrarı üzerine hisse devri ve bu devre ilişkin bedelin ödendiğinin noterlik senedi ile ispat edildiğini, senede karşı senetle ispat zorunluluğu çerçevesinde bedelin ödenmediği hususunun ispatının davacıya ait olduğunu, ayrıca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/270 Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen noter baş katibi .....ifadesinden de anlaşılacağı üzere davacının parayı aldığını açıkça ikrar ettiğini, davacının anılan şirketlerin ve devrettiği hisselerin değerine ilişkin olarak beyanlarının kabul edilebilir olmadığını, ticari ve mali teamüller gereği iş yılını tamamlamamış, üstlendiği işi bitirmemiş, kar-zararını açıklamamış bir şirketin değerinin tespitinin mümkün olmadığını, kaldı ki şirketlerin hisselerinin reel değerinin de davacının iddiasının aksine ancak nominal değerleri kadar olduğunu, davacı tarafça bu dava ile aynı konuda Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/237 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 02.02.2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini fakat dosyanın halen kesinleşmediğini, dolayısı ile anılan bu dosya ile ilgili olarak derdestlik itirazında da bulunduklarını, davacının bu davayı açmakta tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının dava dilekçesinde arabasının silahla tarandığından bahsettiğini ve müvekkilleri hakkında bu konuda da şikayette bulunduğunu, lakin atılı suç hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....Soruşturma Numaralı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini ve kesinleştiğini, davacının hisse devirlerinin baskı, tehdit ve cebir altında gerçekleştiğini iddia ettiğini, fakat davacı ile müvekkiller arasında ticari ilişkiden çok dostane bir ilişki olduğunu, bu sebeple atılı suçun kabulünün mümkün olmadığını, anılan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/270 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, her ne kadar kabul etmemekle birlikte bir an için tehdit ile hisse devrinin gerçekleştiği düşünülse dahi TBK.
39.madde çerçevesinde zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyanla; haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davaya konu şirketlerin hisselerini bazı işlerde taşeronluğunu yapmış olduğu şirket hissedarı ...’tan, yapmış olduğu taşeronluk hizmetleri ve diğer ticari faaliyetlerinden doğan alacağına mahsuben devraldığını, müvekkilinin şirket hisselerini aldıktan kısa bir süre sonra diğer şirket hissedarları, aile üyeleri dışında başkaca ortaklarla çalışmak istemediklerini beyan ederek müvekkilinin hisselerini devralmak istediğini, müvekkili zaten taşeronluğunu yaptığı ve ticari ilişkileri iyi olan bu kişileri kırmamak için hisselerini devrettiğini, hali hazırda müvekkili ile diğer davalılar arasında devam eden hiçbir ticari bağ da kalmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği şekilde müvekkilinin diğer davalıların çalışanı konumunda olmadığını, kendisine ait başkaca bir firmasının olduğunu ve bu firma ile diğer davalıların bazı işlerini taşore ettiğini, yani müvekkili ile diğer davalılar arasında klasik anlamda işçi-işveren ilişkileri bulunmadığını, bunlara ek olarak davacı tarafından ikame olunan davanın esasına bakıldığında huzurdaki davanın diğer davalılara yöneltilmiş olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkil davalının hiçbir zaman diğer davalılara ait şirketlere ortak olmadığını yada yanlarında çalışmadığını, sadece taşeronluk işlerini yaptığı projeler bulunduğunu, davaya konu hiçbir şirketinde hissedarı olmadığını, açılan davanın müvekkiline yöneltmiş olmasının tek sebebinin davacı yanın gerçeği yansıtmayan muvazaa iddiasını ispat edebilmek için müvekkilini kullanıyor olduğunu, kaldı ki davacı yanın iddialarının bir an için gerçek olduğunun düşünüldüğünde bile müvekkilinin aynen davacının kendini göstermek istediği gibi mağdur durumunda olması gerektiğini, müvekkilinin şirket hissedarı olmamasına ve hisse devirlerinin usule ve yasaya uygun bir şekilde gerçekleştirmiş olmasına rağmen huzurdaki davanın davalısı konumunda olması anlaşılabilir bir durumda olmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde sadece birkaç cümle ile müvekkilinden bahsettiğini ve ona yönelik anlaşılır bir talebinin de olmadığını, davacı yanca verilen dilekçede müvekkilinin ve diğer davalıların tüm taşınmazlarının bütün detaylarıyla belirtilerek üzerine tedbir konulmasının istenilmesinin de davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu ve bütün davalıların ticari faaliyetlerinin engellenebilmesi adına bu şekilde kötü niyetli bir yol izlendiğini, davacı yanın borca batık olduğunu öğrendiklerini beyanla; fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkiline karşı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. KABUL VE GEREKÇE : Dava, davacının rızası hilafına, zor kullanılarak, tehditle akdedildiği iddia edilen hisse devir sözleşmesinin iptali, mümkün olmadığı takdirde devir tarihi itibariyle bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 21.01.2021 tarihli ara kararı ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/337 esas-2017/40 karar sayılı ilamı ile davacı tarafından davalılar .... ve ... aleyhine ortaklıktan çıkma/çıkarılma isteği ile açılan davada HMK.
150.madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği nazara alınarak, eldeki dava ile mezkur davanın konusunun farklı olması ve aynı zamanda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi karşısında davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin derdestlik itirazının reddine karar verilmiş, yine mahkememizin 04.12.2017 tarihli ara kararı doğrultusunda davacı tarafından 02.12.2017 tarihli sayman mutemet alındısı ile yatırılan harç ile eksik harcın ikmali sağlanmıştır.
Eldeki davada; davacı ...'nün, ...şirketindeki 50 paya isabet eden hissesini Ankara 54. Noterliği'nin ....tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'a, davalı ...'ın Ankara 54. Noterliği'nin .... tarih ve ...yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...şirketindeki 100 paya isabet eden hissesini davalı ...., davalı ...in Ankara 54. Noterliği'nin .... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...şirketindeki 100 paya isabet eden hissesinin 50 payını davalı ...'a, 50 payını ise ...'a devrettiği, yine davacı ...'nün ... Şti.'deki 500 paya isabet eden hissesini Ankara 54. Noterliği'nin .... tarih ve .... yevmiye numaralı limited şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'a, davalı ...'ın Ankara 54. Noterliği'nin ... tarih ve .... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile .... Şti.'deki 500 paya isabet eden hissesini davalı ...'e, davalı ...'in Ankara 54. Noterliği'nin .... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile .... Şti.'deki 500 paya isabet eden hissesinin 100 payını davalı ...'a, 200 payını ...'a, 200 payını ...'a devrettiği, davalı....'ın Ankara 54. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile... Şti.'deki ...'a ait 500 paya isabet eden hisseyi devraldığı, davalı ...'ın davacıdan veyahut davacının hisse devri yaptığı gerçek kişilerden ... Şti. Ve ...Ltd. Şti. Yönünden hisse devri yolu ile pay elde edilmediği, davacının ...'nün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.02.2016 tarihinde hisse devir sözleşmelerini tehdit sonucu korku ile devrettiğinden bahisle şikayetçi olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı iddianamesi ile davalı ..., ..., ..., ...,.... ve dava dışı .... hakkında nitelikli yağma suçundan dolayı kamu davası açıldığı, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/270 esas-2018/309 karar sayılı ilamı ile tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı CMK. 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, ilamın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 2018/3043 esas-2019/1027 karar sayılı ilamı ile istinaf isteğinin esastan reddine ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2020/1858 esas-2020/3950 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın onanmasına karar verilmesi suretiyle kesinleştiği dosya kapsamı ile sabit olup, taraflar arasındaki öncelikli ihtilafın davacının ... Şti. ile .... Şti.'ndeki hisselerini irade bozukluğu hallerinden olan tehdit ile davalı ...'a devredip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, iddiayı ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacı öncelikle .... Şti. İle .... Şti.'deki hisselerini davalı ...'a iradeyi sakatlayan hallerden olan tehdit ile devrettiğini/devretmek zorunda kaldığını ispat etmesi, müteakiben anılı ispat külfetini yerine getirdikten sonra ...'a devrettiği hisseleri devralan davalı ...ile ...'den yine aynı hisseleri devralan davalılar ..., ... ve ...'ın devraldıkları hisselerin davacı tarafından tehdit ile devredilmek zorunda kaldığını bildiklerini ispat etmek zorunda olduğu kabul edilmiştir.
Öncelikle TBK.nun 39 maddesinde (818 sayılı BK.nun 31 mad.) irade bozukluğuna dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüş olup, dava tarihinden önce davacının 10.02.2016 tarihinde müşteki sıfatıyla savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde davaya konu hisse devir sözleşmelerinin kendisine zorla imzalatıldığı iddiasında bulunduğu, müeakiben iş bu davayı ise 28.11.2017 tarihinde açtığı, bu durumda davacının şikayette bulunduğu tarih itibariyle korkunun etkisinin geçmiş sayılması ve bu tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin hesaplanmasının gerektiği kabul edilerek 10.02.2016 şikayet tarihi ile 28.11.2017 dava tarihi arasında 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile davaya konu hisseleri sözleşme ilişkisi çerçevesinde devralan davalılar ..., ..., ..., ... ve ...aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı Muhammed Mustafa Fırat davaya konu olan davacıya ait hisseleri hisse devir sözleşmesi ile devralmamış ve davacının hisse devir sözleşmelerinin anılı davalının da kendisine zorla imzalattığı iddiası ile haksız fiil hükümlerine göre M. Mustafa Fırat'ı zarardan sorumlu tutarak adı geçen davalıya karşı işbu davayı açmış ise de, davacının iddiaları doğrultusunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın....soruşturma numaralı iddianamesi ile davalı ... dışındaki tüm davalılar aleyhine açılan kamu davasında Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/270 esas-2018/309 karar sayılı ilamı ile tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı CMK. 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve ilamın kesinleştiği, yine mahkememiz huzurunda dinlenilen davacı tanıkları ... ve ...'in devir sözleşmesinin imzalandığı aşamada olay yerinde bulunmadıklarını beyan ettikleri, yine davacı tanığı ...'nün Ağır Ceza Mahkemesinde tanık sıfatıyla dinlenmesi ve olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisinin olmadığını ifade etmesi karşısında mahkememizin 19.09.2019 tarihli celse ara kararı ile anılı tanığın dinlenilmesinden vazgeçildiği, davalı tanıklarından ... ve ...'nün ise mahkememizin 21.01.2021 tarihli celsesinde davacı asilin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermiş olduğu 10.02.2016 tarihli ifadesinde olaya ilişkin tanığının olmadığını açıkça beyan etmesi karşısında her iki tanığın ifadesinin tespitinin hükmün esasına etkili olmayacağı kabul edilerek dinlenilmelerinden vazgeçildiği, bu suretle tanık ifadeleri ve kesinleşen Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi ilamı doğrultusunda davacının hisse devir sözleşmesini tehdit altında imzaladığını ve davalı ...'ın eyleme iştirak ettiğini ispat edemediği kabul edilerek tüm davalılar yönünden ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM
1.Davanın REDDİNE;
2.Mahkememizin 27.09.2018 tarih ve 2017/821 esas sayılı ara kararı ile verilen tedbir kararının kaldırılmasına,
3.Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 59,30-TL maktu harçtan, peşin alınan 8.965,69-TL (170,78-TL peşin harç + 8.367,97-TL + 426,90-TL ve 0,04-TL tamamlama harcı toplamı) harcın mahsubu ile bakiye 8.906,39-TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
4.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 43,300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit olarak verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili Av. ile davalı ... vekili Av. ... ile diğer davalılar vekili Av.... 'ın yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/01/2021 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)