Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2011/13920
Karar No
K. 2012/38043
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2011/13920 E.  ,  2012/38043 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇ: Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda;

Sanık ...'in olay tarihinde 17 yaşında olan mağdur ... ...ın güvenini kazanıp rızası dahilinde, konuşup iade etmek amacıyla cep telefonunu aldığı ancak iade etmediği, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki, hırsızlık suçunun oluştuğuna dair düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

1.Temel cezanın belirlenmesi ve hükmedilen adli para cezasına esas alınan gün sayısının ve gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kanun ve maddelerinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,

2.TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi ilamın hükme esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,

3.Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek mercii 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5.fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesinin 7.fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca sanık hakkında üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün, temel cezanın tayinine ve gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin 1 fıkrasında yer alan "5237 sayılı yasanın" ibaresinden sonra "155/1" ifadesinin eklenmesi ve "10 ay karşılığı olan 300 gün 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkarılarak yerine "300 gün adli para cezası ile cezalandırılması ve bu cezanın TCK'nın 52/2.maddesi gereğince günlüğü 20 TL'den 6000 TL'ye çevrilmesine" ibaresinin eklenmesi, hükmün tekerrüre ilişkin üçüncü fıkrasının başına "Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2006 tarih ve 2004/726 Esas, 2006/433 Karar sayılı ilamı nedeniyle" cümlesinin eklenmesi ve denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog