Esas No
E. 2011/37520
Karar No
K. 2013/23962
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2011/37520 E.  ,  2013/23962 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2009/249735

MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 09/04/2009

NUMARASI : 2008/249 (E) ve 2009/371 (K)

SUÇ: Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın taraf olduğu bir hukuk davasında, tanık olarak dinlenen katılana duruşmadaki beyanlarından dolayı hakaret eylemlerini gerçekleştirdiği ve katılanın tanıklığının da 5237 sayılı TCK.nun 6/1-c maddesi uyarınca kamu görevlisi olarak nitelendirileceği Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.09.2008 tarihli ve 2008/4-180 Esas, 2008/205 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, yapılan görev ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması, hakaretin doğrudan görevle ilgili olabileceği gibi, görevin yerine getiriliş yöntemi ya da sonuçları ile ilgili de olabileceği, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 125. maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde düzenlenen “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nun 125/1 maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir. Somut olayda sanığa yüklenen hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü halde, yasada öngörülen seçenekli yaptırımlardan adli para cezasının değil de hapis cezasının seçilmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeyip, sırf hapis cezasının neden alt sınırdan tayin edildiğine ilişkin gerekçe gösterilmesi,

3.Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın, 5237 Sayılı TCK.nun 51.maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilip edilmediği ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesinin gerektiği ve sanığın adli sicil kaydındaki para cezasından ibaret mahkumiyetinin ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden, "sanığın sabıkalı geçmişi ve suçu işleme hususundaki eğilimi göz önüne alınarak" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,

4.Adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında bulunan geçmiş kayıtların silinme koşulları oluştuğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. Fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “suçun işleniş şekli olayın özelliği , katılanların zararının karşılanmamış olması sanığın sabıkalı geçmişi ve diğer kanuni koşullar oluşmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 22/10/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.