2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
....
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait .... plakalı yolcu taşıma aracının 26/06/2018 tarihinde şoför .... .... .... yönetiminde seyir ederken .... plakalı çekiciye bağlı .... plakalı yarı römorka arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada .... plakalı aracın pert olduğunu, hasarın giderilmesi için aracın kasko sigortacısı davalıya başvurulmasına rağmen bu güne kadar ödeme yapılmadığını, savcılık dosyasında bulunmayan alkol raporunu istediklerini, böyle bir rapor bulunmadığından dolayı ödeme yapmayı reddettiklerini, arabulucuk görüşmelerinin anlaşamama ile son bulduğunu belirterek zarar miktarı olan 160.000,00 TL' nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından alkol raporu ve ehliyet bilgilerinin taraflarına iletilmediğinden usulüne uygun bir başvurunun bulunmadığını, rehin alacaklısı bankanın muvafakatinin alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
1.Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2.Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı,
3.Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen kasko poliçesi ve hasar dosyası,
4.İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5.Dosyada mündemiç bilirkişi kök ve ek raporları,
6.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce verilen 2019/400 Esas, 2020/448 Karar sayılı ve 24/06/2020 Tarihli kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1297 Esas, 2022/1443 Karar sayılı ve 09/09/2022 Tarihli ilamıyla "...Davacı tarafça, 26/06/2018 tarihinde Adana Gaziantep otoyolunda davalı sigorta şirketine Güneş Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı .... plakalı aracın, dava dışı..... yönetimindeki .... plakalı tır ve .... plakalı römorkuna arkadan çarpması şeklinde meydana gelen kazada sigortalı araçlarının hasarlandığını, davalı tarafça sözleşme kapsamında zararın ödenmediğini belirterek tazminat talep edilmiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2.1 maddesi hükmü uyarınca, "Onarım masrafları, sigortalı taşıtın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği taktirde sigortacının malı olur." Buna göre, davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp, hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir. Mal sigortalarından olan .... sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır.
Somut olayda; mahkemece bilirkişi tarafından belirlen sovtaj bedeli, yine belirlenen piyasa değerinden düşülmüş bu şekilde araç hurdası sigortalı davacıya bırakılmış, davacı tarafça bu hususta istinaf itirazında bulunulmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın piyasa değerinin 140.000 TL olduğu, onarım marsaflarının 56.686,662-TL olduğu, hasar tutarının aracın piyasa değerinin % 40 olan 56.000-TL den fazla olması nedeni ile aracın pert hurda olarak işlem yapılması gerektiği ve sovtaj-hurda bedelinin 29.500-TL olduğunun tespiti ile talep edilebilecek zarar miktarının 110.500-TL olduğu belirtilmiş ise de, onarım bedelinin 56.686,662-TL olarak belirtilmesi nazara alındığında, onarımının ekonomik olmadığının ne şekilde tespit edildiği bilirkişi raporunda denetime imkan verir şekilde belirtilmemiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartları'nın (KSGŞ) B.3.3.2.2. maddesi; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmelik'inin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda aracın Karayolları Trafik Yönetmelik'inin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez" şeklindedir.
Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi kapsamı da dikkate alınarak gerçek zarardan sorumlu olup, gerçek zararın uzman bilirkişice tespiti gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime imkan vermediği ve hüküm kurmak için yeterli olmadığı anlaşılmakla, mahkemece İTÜ veya Kara Yolları Fen Heyetinden oluşturulacak aralarında sigorta hususunda uzman bilirkişinin de bulunduğu heyetten kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu, dosya içerisindeki rapor ve ekspertiz raporuda birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle ve poliçe içeriğine göre aracın 2018 model olduğu ve tescil tarihinin 08/02/2018 olup, poliçe tanzim tarihinin 09/02/2018 olduğu ve poliçe içerisinde yeni değer klozunun bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu klozunda somut olaya uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması nedeni ile tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınmak suretiyle sigorta poliçesi de dikkate alınarak gerçek zarar yönünden ayrıntılı, denetime elverişli uzman bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.2.2. maddesi dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. H.D.nin 2015/996 E. 2015/8882 K. Sayılı, Yargıtay 17. H.D.nin 2017/4545 E.2020/841 K. Sayılı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle, bu aşamada sair hususlar incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a,6 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve Dairemiz kararına uygun şekilde, kazanılmış haklarda dikkate alınarak davanın yeniden görülerek eksikliklerin giderilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." denilerek kaldırılmıştır. Kaldırma sonrasında dosya mahkememizin 2022/778 esasına kaydedilmiş ve taraf vekilleri usulünce davet edildikten sonra kaldırma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce dosya 3 makine mühendisi ve 1 sigorta bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiş olup hazırlanan kök raporda; aracın onarım bedelinin 56.686,56 TL olduğu, aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 140.000,00 TL olduğu, aracın kaza nedeniyle pert total olarak kabul edilmemesi gerektiği ve neticeten aracın kaza nedeniyle uğradığı zararın 56.686,56 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmesi nedeniyle mahkememizce ek rapor alınması cihetine gidilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda itirazlar irdelenerek kök raporda bildirilen görüş aynen tekrar edilmiştir.
Davacı vekilince ek rapora karşı itiraz dilekçesinde pert total tespiti yapılırken değer kaybı bedelinin de nazara alınmasının gerektiği ve bu nedenle de değer kaybının da hesaplanması bakımından rapor alınması talep edilmiştir.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının m.B.3.3.2.2. hükmünde "Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki paragraflarda düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır. Hak sahibinin onayı ile aracı hasarlı haliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır. Kısmi onarımlarda parçaların sigorta şirketi tarafından tedarik veya tazmin edilmesi halinde hasarlı parçalar talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Kısmi hasar halinde tarafların mutabakatıyla onarım yerine nakdi ödeme yapılabilir.
Araç sicilinde bulunan işleme engel kayıtlar sebebiyle, yukarıda belirtilen hurda veya çekme belgesinin hak sahibi tarafından alınamaması ve sigorta şirketine ibraz edilememesi halinde, tazminat ödemesi, ilgili tutarın sigortacı tarafından masrafları tazminat tutarından mahsup edilmek üzere, mahkemece tespit edilen ödeme mahalline tevdii suretiyle de yapılabilir. Bu durumda hurda veya çekme belgesi aranmaz ve ödeme bilgisi sigorta şirketince ilgililere bildirilir." denilmektedir. Zikredilen bu hükümde pert total değerlendirmesinin nasıl yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Hükme bakıldığı zaman davacı vekilinin aracın değer kaybı bakımından ileri sürmüş olduğu itiraz nedeninin yerinde olmadığı aksine mahkememizce kaldırma sonrasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında bu yönde yapılan değerlendirmelerin ilgili mevzuata uygun olduğuna kanaat getirilmiş ve mahkememizce davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Öte yandan davacı tarafça dava dilekçesi ile hasar bedeli talebinde bulunulduğu ve değer kaybı bakımından herhangi bir talebin bulunmadığı da gözetildiğinde aracın değer kaybı bakımından ayrıca bir hesaplama yapılmasına gerek bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Yine kaldırma ilamında kasko sigortası poliçesinde bulunan yeni değer klozu bakımından değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bakıldığı zaman davaya konu kasko poliçesinde yeni değer klozu bulunmaktadır. Yeni değer klozu gereğince poliçe süresi içerisinde meydana gelen bir kasko hasarı nedeniyle aracın tam ziya sayılması durumunda ödenecek tazminat miktarı aracın marka, model, tip, aksesuar gibi özellikleri aynı olan yenisinin, piyasada ilan edilmiş olan anahtar teslim satış fiyatı olacaktır. Ancak somut uyuşmazlıkta davacıya ait araç pert total olarak değerlendirilmediğinden mahkememizce bu kloz bakımından ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 56.686,56 TL hasar bedelinin 21/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 56.686,56 TL üzerinden alınması gereken 3.872,26 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 2.732,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.140,26 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ve 2.732,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 5.368,00 TL yargılama giderinin davanın kabul (%35,43) ve ret (%64,57) oranlarına göre hesaplanan 1.901,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinden BIRAKILMASINA,
5.Davalı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 59,20 TL yargılama giderinin davanın kabul (%35,43) ve ret (%64,57) oranlarına göre hesaplanan 38,23 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davalı üzerinden BIRAKILMASINA,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.13/3 hükmü de nazara alınarak uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8.Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/2 hükmü gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul (%35,43) ve ret (%64,57) oranlarına göre hesaplanan 467,68 TL'sinin davalıdan, bakiye 852,32 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 09/05/2023