12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/107 E. , 2023/5318 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 07.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, terör örgütü propagandası yapma suçundan 28.03.2018 - 03.04.2018 tarihleri arasında 7 gün gözaltında ve 277 gün adli kontrol altında kalması sebebiyle 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2.Davalı vekili 23.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı maddi zararını ispatlamamıştır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davanın reddedilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2019/14 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve 2020/428 Esas, 2020/1269 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve 2020/94030 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı delillerle birlikte değerlendirildiğinde; Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/179 esas sayılı dosyasında davacı ...'ın 28.03.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 03.04.2018 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, imza atmak şeklindeki adli kontrolünün 13.12.2018 tarihinde, yurt dışına çıkmamak şeklindeki adli kontrolünün 04.01.2019 tarihinde kaldırıldığı, davacının Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 tarih, 2018/179 esas, 2018/353 karar sayılı kararıyla terör örgütü propagandası yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından beraat ettiği, beraat kararının 02.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının 07.01.2019 havale tarihli dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Maddi zarar, haksız olarak yakalanan veya tutuklanan kişinin, yakalama veya tutuklama süresinde, uğradığı gelir kaybı ile haksız işlemler nedeniyle yaptığı giderler toplamıdır. Buna göre, dava dilekçesi ve mahkememizce toplanan diğer belgelerden davacının gözaltına alınmadan önce lisans öğrencisi olduğu, öğrenim kredisi dışında bir gelirinin olmadığı, gözaltında kaldığı süre boyunca çalışamadığı, çalışma imkanının elinden alındığı, herhangi bir gelir elde edemediği, öğrenci olması nedeniyle eğitim hayatının aksadığı, emek ve iş gücünün engellendiği anlaşılmakla; davacının maddi olarak zarara uğradığı kanaatine varılmış, sebepsiz zenginleşme hükümleri, gözaltında geçirmiş olduğu tarih, nazara alınarak net asgari ücret üzerinden gözaltına alındığı ilk gün hesaba katılmak ve tahliye edildiği gün dikkate alınmamak suretiyle hesaplanan 313,6 TL maddi tazminat takdir edilmiş, bu tazminata davacının talebi doğrultusunda haksız gözaltı tarihi olan 28.03.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Manevi zarar, kişinin gözaltında veya tutuklulukta geçirdiği süre zarfında, itibarının sarsılması, toplum içindeki konumu, maddi durumu, yüklenen suçun niteliği, gözaltında kaldığı süre miktarı, duyduğu acı, ızdıraplar ve ruhsal sıkıntılar nedeniyle belirlenen zararlardır. Buna göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, haksız gözaltında kaldığı kaldığı 7günlük süre, atılı suçun niteliği, gözaltında kaldığı süreçte duymuş olabileceği acı ve ızdıraplar, ailesinin bu durumdan olumsuz etkilenmesi, ekonomik sıkıntılar yaşaması, soruşturma ve kovuşturma süresi, eğitim hayatının aksaması, uzun bir süre adli kontrol altında kalarak imza atmaya gitmesi, gibi hususlar dikkate alınarak, davacının manevi olarak zarara uğradığı kanaatine varılmış ve maddi zararı için hesaplanan 313,6 TL'lik kaybı da nazara alınarak 450,00 TL manevi tazminat takdir edilmiş, bu tazminata davacının talebi doğrultusunda haksız gözaltı tarihi olan 28.03.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/179 E., 2018/353 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.03.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 03.04.2018 tarihinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 02.01.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Gözaltında kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve 2020/428 Esas, 2020/1269 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.