12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/20872 E. , 2013/25972 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacı vekilinin 23.01.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının 03.07.1981 ile 20.01.1982 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat talebinin de bulunması üzerine açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zaman aşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre davacı hakkındaki beraat hükmünün 30.03.1988 tarihinde kesinleştiği davacı ... için davanın 23.01.2012 tarihinde, -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında süresinde açılmayan davanın bu sebeplerle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Anayasanın geçici 15. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı 07.05.2010 tarihinden itibaren işlemeye başlayan hak düşürücü süreden sonra açıldığından bahisle reddedilmesi, gerekçesi itibariyle yanlış sonucu itibariyle doğru kabul edilmiş, davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı ... yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin itirazlarının reddiyle, hükmün,isteme uygun olarak, ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.