6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Öncelikle davanın ... inşaat turizm san tic ltd şti'ye ihbarını talep ettiklerini, ... ile ihbar olunan arasında akdedilen 24/12/2014 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi kapsamında ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel ... Blok, .... Kat, ... numaralı bağımsız bölüme konu taşınmazın satımı hususunda anlaşma sağlandığını, sözleşme kapsamında taşınmazın satış bedelinin bir kısmı senet ile kalan kısmı ise nakit olarak tamamen ödendiği, tüm edimlerin yerine getirildiğini, tapu masraf ve harçlarını da ilaveten ödediğini, ihbar olunanın taşınmazın satışına ilişkin davalılardan ...'ya herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla taşınmazı daha sonra devralan müvekkilinin de ... ya bir borcu bulunmadığını, konut satış sözleşmesi uyarınca davaya konu taşınmazın ihbar olunan ... inşaata teslimi kararlaştırıldığını, edimler yerine getirildiği için ... tarafından ... inşaat'a 29/05/2020 tarihinde tapu devri gerçekleştirildiğini, sonrasında müvekkilinin ihbar olunan ... inşaattan taşınmazın tapusunu 26/08/2020 tarihinde edindiğini, ... tarafından tapu devri gerçekleştirildiği ancak taşınmazın henüz teslim edilmediğini, taşınmaz üzerinde ... şirketinin kullandığı kredi ve borçlarına karşılık ... ve ... lehine ipotek konulduğu öğrenildiğini, teslime dair edimlerin yerine getirilmediği gibi taşınmazın ayıplı şekilde ifa edildiğini, konulan ipoteklerin müvekkilinin anayasal mülkiyet hakkını zedeler nitelikte olduğunu, dava konusu taşınmazın satılması durumunda telafisi imkansız zararlar ile karşılaşılmaması ve müvekkilinin daha çok mağdur olmaması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ipotek tesisi sabit olduğundan 3. Kişilere devir temliki önleyici tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın ... inşaat şirketine ihbarını, teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkili adına kayıtlı olan dava konusu bağımsız bölüm üzerinde yer alan davalılar lehine konulmuş ipoteklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, tüm ipoteklerin ve başkaca diğer hacizlerin terkin edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... arasında ticari kredi ilişkisi bulunduğunu, ... tarafından ödenmeyen ve takip hesaplarına intikal eden kredinin teminatı olarak müvekkili bankanın elinde sadece taşınmaz ipotekleri kaldığını, ticari kredi sözleşmeleri gereğince müvekkili bankanın ipotekleri fek etme yükümlülüğünün doğmadığını, davacı ile müvekkili banka arasında bağlı kredi ilişkisi bulunmadığını, dava açısından müvekkili tarafından davacı ya verilmiş bir konut kredisi bulunmadığından, satıcı ... ile müvekkili banka arasında davacının konut tedarikine ilişkin bir sözleşme de bulunmadığından, dava konusu ihtilafta bağlı krediden de bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı ...'nın hem satıcı hem de kredi veren sıfatı ile davacıya bu nitelikte bir kredi vermiş olsa bile bağlı kredi ilişkinin ... ve davacı arasında gerçekleşmiş olacağını, müvekkili bankanın bu durumla bir ilgisi bulunmadığını, müvekkili banka yönünden davanın husumet yönünden reddini, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve fekki talep edilen ipoteğin müvekkili banka ile davalı ... arasındaki Genel Kredi Sözleşmeleri ve Ek Protokole dayalı bir ticari kredinin teminatı olduğunu, taraflar arasında bir tüketici işlemi olmadığını, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, yetki yönünden itirazlarının olduğunu, arabuluculuğa başvurulmadığından davanın reddinin gerektiğini bu nedenlerle öncelikle davanın görev ve yetki itirazları doğrultusunda İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Kiralama A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik nispi harcın ikmalinin gerektiğini, görev ve yetki itirazlarının olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili şirket lehine, diğer davalı ... ile müvekkili şirket arasında imzalanmış finansal kiralama sözleşmelerinin teminatını teşkil etmek üzere ve tapu kaydına güvenilerek ipotek tesis edildiğini, resmi şekil şartına aykırı şekilde adi yazılı yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının ipoteği yönelik taleplerini oluşturan olay ile müvekkili şirket arasında herhangi bir kredi ilişkisi ve illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenlerle görev ve yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, ipotek hakkına yönelik aleyhe talepler yönünden davanın reddini, husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketinin süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 10/08/2023 tarihli rapor sonuç kısmı " Davalılar ticari defterlerinin açılış kayıtlarının yapıldığı yevmiye defterinin kapanış kayıtlarının yapıldığı, beratlarının süresinde gönderildiği tespit edilmekle ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalı banka tarafından konulan ipotek ... ada ... parsel üzerinde yapılan projeye konduğu, direk dava konusu taşınmaz üzerine konmadığı görülmüştür. Davalı ... AŞ ve ... AŞ.nin yapılan konut satım sözleşmesinden önce eksper araştırma yapmadığı, ekspertiz raporunun 10.01.2019 tarihinde yapıldığı, konut satış sözleşmesinin ise 24.12.2014 tarihinde yapıldığı, gerekli araştırmanın yapılması halinde dava konusu taşınmazın ipotek konulmadan açık bir şekilde satıldığının tespit edilebileceği, davalı ... İnş.San ve Tic AŞ kayıtlarında dava konusu taşınmazın açık bir şekilde satıldığının gözüktüğü, 22.01.2022 tarihli alacağı devri sözleşmesi ile davalı ... AŞ''i, diğer davalı ... AŞ'ye devrettiği, dava konusu ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün, binanın 6. katında, batı cephesinde yer aldığı görülmüştür. Brüt alanı 70 m2 dir. 85,91 m2 anılmakta olup tarafımızca mimari projesindeki alanı olan 70m2 kabul edilecektir. 2 oda, salon, açık mutfak, hol ve 1 banyo hacimlerinden oluşmaktadır. 01/2019 tarihinde taşınmaz ... inşaat seviyesindedir. Halihazırda yerinde inceleme yapılmadığı için inşaat seviyesi bilinmemektedir. 2019 yılında dış cepheleri tamamlanan taşınmazın (... inşaat seviyesi iç imalatların kaldığı bir seviye olarak kabul edilmektedir) halihazırda iç dekorasyon imalatlarının tamamlanmadığı ve satın alınan kişi tarafından tamamlanabileceği ve oturuma engel teşkil etmediği kanaati ile değerlemesi yapılmıştır. Değer taktir ederken eksik olduğu kabul edilen imalatlar dikkate alınmıştır. Dava konusu taşınmazın değerinin 2.200.000.TL(eksik imalatlar dikkate alınarak) olduğuna ilişkin görüş ve kanaatimizi içeren iş bu raporumuzu saygı ile takdirlerinize arz olunur. " şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, konut satışından kaynaklı haksız kötüniyetli ve yasal dayanaktan yoksun ipoteklerin fekki istemine ilişkindir.
Davacı tarafın dava dilekçesinden özetle, dava dışı ... İnşaat Turizim şirketi il davalı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ile arasında 24/12/2014 tarihinde gayrimenkul atış sözleşmesi kapsamında ... blok ... . Kat ... nolu bağımsız bölümün satışında anlaşma sağlandığını, dava dışı Şirketin davalı ... şirketine borcu olmadığı, taşınmazın bu şirket adına 29.05.2020 tarihinde devrinin gerçekleştiğini, davacının aşınmazı 26.08.2020 tarihinde edindiği, tapu devrinin gerçekleştiği ancak taşınmazın henüz teslim edilmediği, davaya konu taşınmaz üzerinde davacının bilgisi ve iradesi dışında diğer davalılar lehine ipotek konulduğu, davalıların taşınmaz üzerinde ipotek tesis ederken diğer davalı ... şirketinin ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli incelemeyi yapmak ve bu konuda finans kuruluşundan beklenen gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda bulunduğunu, davalıların bu yükümlülüğüne uymadığı gibi projede olan tüm bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satılmakta olduğunu olduğunu bildiklerini, taşınmaz üzerinde davalı taraflarca konulan ipoteğin fekkini talep ettiği,
Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; davalı ...'nın 2013 yılında dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Projesi kapsamında dava dışı ... A.Ş.'den kredi kullandığını, bu krediden kaynaklı olarak ... Bank A.Ş.'ye kredi borcunun 2016 Eylül itibarı ile 400.000,00TL seviyesine ulaştığını, davalı ...'nın hem ... kredisini ödeyerek kapatmak için hem de kalan inşaat harcamalarını finanse etmek için davalı bankadan yeni bir kredi kullandığı, davalı banka ile davalı ... arasında 23/09/2016 tarih 1.325.000,00TL limitli bir genel kredi sözleşmesi ve GKS nin eki ve ayrılmaz bir parçası olan ek protokol imzaladığını, taraflar arasında imzalanmış GKS ve ek protokol kapsamında davalı bankanın sözleşmesel edimini yerine getirdiği ve davalı ...'ya 27/09/2016 tarihinde 750.000,00TL tutarında nakit yatırım kredisi kullandığı, ...'nın sözleşmesel yükümlülükleri ise ödemelerini vadesinde yapmak ve tüm kredi süresi boyunca teminat koşullarını yerine getirmek olduğunu, ancak ... bu edimlerini yerine getirmediğini, ticari kredi sözleşmeleri gereğince müvekkil bankanın ipotekleri fek etme yükümlülüğü doğmadığı, davacı ile müvekkil banka arasında bağlı kredi ilişkisi bulunmadığını, dava açısından davalı banka tarafından davacıya verilmiş bir konut kredisi bulunmadığından, satıcı ... ile davalı banka arasında davacının konut tedarikine ilişkin bir sözleşme de bulunmadığından dava konusu ihtilafta bağlı krediden de bahsedilmesi hukuken mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep ettiği,
Davalı ... Kiralama vekilinin cevap dilekçesinden özetle, diğer davalı ... ile 22.02.2021 tarihli alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını, ipotek üzerindeki hakkın diğer davalıya devredildiği, eksik nispi harcın tamamlanması gerektiğini, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduğu, gayrimenkul satış vadinin geçersiz olduğunu ipoteğe konu olay ile davalı arasında herhangi bir kredi ilişkisi ve illiyet bağı bulunmadığını, davanın reddini talep ettiği, Davalı ... şirketinin süresinde cevap dilekçesi sunmadığı,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından satın alınan taşınmaz üzerinde davalı tarafların ipotek kayıtlarının bulunmasının hukuki ayıp olarak kabul edilip edilemeyeceği, taşınmazın satışına ilişkin ihbar olunan ile yapılan sözleşme tarihinden taşınmazın ihbar olunan tarafından satın alındığı tarihe kadar davalı ... ticari kayıtlarında iş bu taşınmazın satıldığının açık bir şekilde anlaşılıp anlaşılamayacağı, ipotek akit tarihlerinden önce davalı ... ile ... ’ın davaya konu taşınmazda ipotek konulmasına ilişkin gerekli eksper , araştırma, vb araştırma yapıp yapmadığı, bu araştırmalar sonucunda davaya konu taşınmazın ipotek tarihlerinden önce satıldığını tespit edip edemeyeceği, davalı ... finansalın alacağın temliki sözleşmesi uyarınca husumet itirazının yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu,
İş bu dosyanın Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nden görevsizlik kararı ile geldiği, bu kararın İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi'nce istinaf denetimi yapılarak kesinleştiği, ipoteğin fekki istemine ilişkin Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, iş bu davanın arabuluculuğa tabi olmadığı, eksik harcın tamamlandığı, usulü eksik bulunmadığından davanın esasının incelenmesine geçildiği, davacının taşınmaz üzerinde malik olarak kaydının bulunduğu, davaya konu taşınmaz üzerinde davalı ... AŞ adına kayıtlı 2. derece 29.03.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ipotek ile 08.08.2017 tarihli ... yevmiye nolu ipotek olduğu, davalı ... Adına kayıtlı bulunan 25.10.2016 tarihli ... yevmiye numaralı 1. dereceli ipotek ile 15.10.2018 tarih ... yevmiye numaralı 1. dereceli ipoteğin olduğu,
Davalı ... ile ... arasında ipoteğin devrine ilişkin sözleşmede 2. Derecede 7.000.000 EURO bedelli ipotek devredildiği diğer ipotek yönünden davalının davalı sıfatının devam ettiği, uyap sisteminde tapu kaydında değişiklik olmadığından iş bu davalı ... ın husumet itirazının yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunduğu,
Davacı tarafın davanın ihbarını talep ettiği ... inşaat şirketinin dosya kapsamına belge sunduğu, davalı ... Şirketi ile ihbar olunan arasında 24.12.2014 tarihinde satış sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmenin 2. Maddesi B bendinde bedelin kapsamının belirtildiği, sözleşmenin 5. Maddesinde konutun kaba inşaatıyla 30.11.2017 tarihinde alıcıya teslim edileceğinin belirtildiği, mülkiyetin alıcıya ferağının ise sözleşmenin 8. Maddesinde belirtildiği, senet listesinin sunulduğu, son senet ödeme tarihinin 25.12.2019 tarihi olduğu, senetlerin 31.12.2014 vadesinden başlayıp 5 yıl sür sonunda ödemesinin bitmesi şeklinde düzenlendiği, taşınmazın ihbar olunan ... inşaat adına 29.05.2020 tarihinde, davacı adına ise 26.08.2020 tarihinde devredildiği, Davalı ... hakkında 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verildiği, ikinci alacaklılar toplantısının 24.08.2023 tarihinde yapıldığı, on günlük sürenin geçtiği, yargılamaya devam olunduğu,
Davalı ... şirketinin 05.12.2022 tarihli dilekçesinde davaya konu taşınmaz ile ilgili kıymet takdir raporu ekspertiz raporuna rastlanmadığı, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davalı ...'nın borçlarının devam ettiğinin belirtildiği, dosya kapsamındaki belgelerden davalı ... tarafından ... Şirketi hakkında 10.01.2019 tarihinde taşınmaz hakkında ekspertiz raporu düzenlendiği, bu raporda bazı dairelerin ipotekli olmaları nedeniyle mal sahiplerince firmadan tapu devrinin yapılmadığı, satışın sözleşme üzerinden hak devri şeklinde gerçekleştiğini, bazı dairelerin ipotekli olarak tapuda devrinin yapıldığını, taşınmazın dosyasında çok sayıda mahkemeden belediyeden ruhsat iskan bilgisi belgelerin istenildiği, bazı yazışmalarda tüketici menfi tespit davası bazı yazışmalarda tapu iptal tescil davası bazı davalarda malın ayıplı olması davası bazı davalarda ise sözleşmenin uyarlanması davası olduğunun belirtildiği, bu rapor tarihinin davalı taraf lehine düzenlene ipotek kaydından sonraki tarihe ilişkin olduğu, dosya kapsamında bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporun denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu , raporun 2. Maddesinde eksper raporunu 10.01.2019 tarihi olduğunu, gerekli araştırmanın yapılması halinde dava konusu taşınmazın ipotek konulmadan açık bir şekilde satıldığının tespit edilebileceğinin belirtildiği,
Davalıların itirazına konu ettiği iyiniyet ilkesinin TMK'nun 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3'ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer aldığı, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörüldüğü,
Tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespitinin büyük önem taşıdığı, bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimsenin diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malikin bulunduğu,
Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği,
Tapuda kat irtifaklı gözüken taşınmaz üzerine ipotek koyan bankanın ve finans kuruluşunun hem basiretli tacir hemde güven kurumu olmaları nedeniyle kredi vereceği kişiler ile krediye karşı gösterilecek ayni teminatlar hususunda uzmanlığı tartışmasız olduğundan, arsa üzerinde bulunan yapıların ve bu yapılar içerisinde yaşayan insanların bankalarca bilinmediği, mevcut durumdan haberdar olmadıklarının ileriye sürülemeyeceği, TKM.nın 2.maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu, ayrıca, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da kanunun himaye etmeyeceği, bütün hakların kullanılmasının en önemli ve emredici sınırının, dürüstlük kuralına uygun davranmak olduğu, bankaların ve Finans Kuruluşlarının sorumluluğu, bir anlamda kamu hizmeti ifa etmeleri nedeniyle kamusal güvene sahip kuruluşlar olarak tanımlanmalarından dolayı ağırlaştırıldığı, sorumluluğun ağırlaştırılmasında dikkate alınan, özen borcuna aykırılıktan doğan sorumluluğun kapsamını genişletmek ve hafif kusurlu ve hatta kusursuz olsalar dahi bankaların faaliyet alanlarındaki iş ve eylemlerinden sorumlu olmalarını sağlandığı, böyle ağırlaştırılmış bir sorumluluk karinesine sahip olan bankaların ve finans kuruluşlarının, TTK'da düzenlenen basiretli tacirin özen yükümlülüğünden çok daha ağır bir özen yükümlülüğü ile hareket etmesi gerektiği, bir bankacılık işlemi olan kredi tahsis işlemi sürecinde de kredi vereceği müşterisine ilişkin risk analizi yapması, kredi karşılığı teminat alması, müşterinin gelir tespitini yapması ve kredi için bir süre belirlemesi ticari hayatın ve bankacılık işlemlerinin olağan uygulaması halini aldığı,
Davalı banka ve finans kuruluşu anonim şirket olduğu böyle bir hukuki statüde bulunan banka TTK'nın 20/II. maddesi gereğince ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmek mecburiyetinde olduğu, basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümünün aslında objektif bir özen ölçüsü getirdiği ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinden kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özenin gösterilmesinin gerekli olduğu dolayısıyla davalı banka ve finans kuruluşunun üzerine düşen araştırmaları yapmadığı, eksper incelemesi yaptırmadığı ve taşınmazın mevcut durumunun tespiti ile değer tespitinin yaptırılmadığı ortaya çıkarsa bu durumda zaten ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü altında olan davalıların bu özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin kabulünün gerektiği, bu sebeple davalı banka ve finans kuruluşunun gerekli araştırmaları yapmadığı, mevcut durumu bilebilecek ve öğrenebilecek durumda iken bu araştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmakla gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden iyi niyeti olduklarından söz edilemeyeceği,
Açıklanan nedenler ile basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gereken davalı banka ve finans kuruluşunun bu yükleniminin doğal sonucu olarak kredi tesisinden önce inşaat şirketinin mülkiyetinde görünen bu taşınmazı temlik edip etmediğini ve içinde oturan kişinin ne sıfatla burada bulunduğunun tüm yönleriyle ve nitelikleriyle incelediğinin, sözleşmenin imzalanmasından önce satış borcu bulunup bulunmadığını tespit edip ona göre taahhüt altına girdiğinin, inceleme yaparak krediye uygun ve avantajlı olduğunu gördükten sonra ipotek tesis ederek kredi verdiğinin somut olayda kanıtlanamadığı aksine bu yükümlülüklere uyulmadığının anlaşıldığı davalıların basiretli tacir gibi hareket etmemeleri nedeniyle kendi kusurlarından da sorumlu tutulması gerektiği, davacı tarafın taşınmazı devraldığı kişinin davalı ... Şirketi ile sözleşme yaptığı tarihte taşınmaz üzerinde ipotek olmadığı, üzerinde ipotek olmayan taşınmazı satın alma amacıyla sözleşmedeki edimleri ifa ettiği, taşınmazın hukuki ayıplı olarak davacıdan önceki ihbar olunan malike devredildiği, davacıya ve davacıdan önce temlik alan kişiye yüklenecek bir kusur bulunmadığı, hukuki ayıp olan ipoteklerin kaldırılması talebinin haklı olduğu, emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... E. ...
K. Sayılı kararı, aynı dairenin ...
E. ...
K. Sayılı kararı da dikkate alınarak davalıların savunmalarına itibar edilmeyerek, davalı ...
kiralama şirketinin bir kısım alacağının diğer davalı Akbank tarafından devralındığı, ancak tapu kayıtlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, bu nedenle her iki davalı yönünden ipoteğin kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
1.Davanın KABULÜ iler davacı adına kayıtlı olan ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı bulunan ... blok ....kat ... numaralı bağımsız bölüm üzerindeki DAVALI ... AŞ adına kayıtlı 2. derece 29.03.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ipotek ile 08.08.2017 tarihli ... yevmiye nolu ipotek ile davalı tarafından konulan tüm ipoteklerin , davalı .... Adına kayıtlı bulunan 25.10.2016 tarihli ... yevmiye numaralı 1. dereceli ipotek ile 15.10.2018 tarih ... yevmiye numaralı 1. dereceli ipotek ile davalı tarafından konulan tüm ipoteklerden dolayı DAVACININ DAVALILARA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, iş bu bağımsız bölüm üzerinde davalılar DAVALILAR ... Ve ... A.Ş. adına konulan tüm ipoteklerin ve hacizlerin TERKİNİNE,
2.kısa kararın ve gerekçesi yazılmasından sonra gerekçeli kararının bir suretinin bağımsız bölümün bağlı olduğu Esenyurt Tapu Müdürlüğüne, İİK 28 uyarınca gönderilmesine
3.Mahkememizce verilen tedbir kararına itirazın istinaf yasa yolu açık olarak reddi ile ihtiyati tedbir ara kararının iş bu karar kesinleşmesine kadar devamına,
4.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 30.035,91.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 7.508,97.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 22.526,94.-TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 7.508,97.-TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6.Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 7.233,00.-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7.Davalılar tarafından dosyada yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
8.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 67.558,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9.Dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ... HD’nde İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)