Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/1942
Karar No
K. 2023/2217
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2020/1942

KARAR NO: 2023/2217

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/01/2020

NUMARASI: 2017/975 Esas - 2020/38 Karar

DAVANIN KONUSU: İstirdat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM ve Kasko sigortalı bulunan ve vekil edeni şirkete ait olan ... plaka sayılı kamyonun neden olduğu 27/04/2016 günlü trafik kazası sonucunda ... plaka sayılı karşı araçta meydana gelen maddi hasar bedelinin, davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini ve ardından kazanın müvekkiline ait aracın sürücüsünün ağır kusurundan ileri geldiği belirtilerek, poliçe kapsamında ödenen 11.681,00-TL'nin vekil edeni şirketten, rücuen ödenmesinin istenildiğini, bu talebin vekil edenine 02/12/2016 tarihinde ulaşması ve fakat kabul edilmemesi üzerine, 11.681,00-TL'si asıl alacak, 930,32-TL'si de işlemiş faiz olmak üzere 12.611,32-TL bedel üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, vekil edeninin icra baskısı altında itirazı kayıtla istenilen bedeli 01/11/2017 tarihinde icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, oysa somut olayda sigortacının rücu hakkının bulunmadığını ileri sürerek, icra tehdidi altında Muğla ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdadını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sadece sigorta şirketinin ZMSS poliçesi gereği 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı meblağı davacı/sigortalısından rücu hakkının bulunup bulunmadığı yönünde olduğunu, trafik kazasının oluş şekli ve hasar miktarı konularında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığını, davacının yük taşıma konusunda olağan bir insanın öngörebileceği derecede en azami özen ve dikkati göstermesi gerektiğini, mobilya işi yapan ve bunu meslek anlamında ticari faaliyette icra eden basiretli bir tacir olduğunu, davacının çalışanlarının sigortalı araca aşırı yükleme yaptığını, istiap haddini aştıklarını ve kamyonette bulunan eşyaları sabitlemeden taşımaları nedeniyle kazaya sebebiyet verdiklerini, davacıya ait sigortalı araç kasasından taşar vaziyette olan demir sehpanın bilerek ve istenerek yüklendiğini ve araç kasasından taşar vaziyette aracın seyri sırasında kamyonetin kasasından taşan yük dolayısıyla yarı açık vaziyette bulunan kamyonetten yükün yola düştüğünü, yani 3.kişi hak sahibi zararının sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurundan ve istiap haddinden fazla yükleme yapmasından dolayı meydana geldiğini, bu durumda sigortacının sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişiye ait araçta oluşan maddi hasarın, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı tarafça ödenmesi sonrasında, sigorta şirketince hasar bedelinin sigortalısından tahsili amacıyla başlatılan takip dosyasında yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkin olarak dava açıldığı anlaşılmıştır.

Davalı tarafça, riziko istiap haddi aşılarak ve davacının ağır kusuru ile meydana geldiğinden teminat dışında kaldığı savunulmuş olup,

TTK 1409/2 maddesi gereği rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü davalı sigortacıya aittir.

Davalı tarafça kazanın istap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği ispat edilememiş olup; bilirkişi raporu ile davacıya ait araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olarak trafik kazasına neden olduğu, ancak bu halin kasıt veya ağır kusur olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmış olup, rizikonun teminat kapsamında gerçekleştiği" şeklindeki gerekçeyle; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; davaya karşı koyma nedenlerine paraleldir. Dava, ZMM sigorta poliçesi kapsamında 3.kişi hak sahibine yapılan ödemenin, rücuan tahsili amacıyla sigortalı aleyhinde başlatılan icra takibi sırasında itirazı kayıtla yapılan ödemenin istirdatı isteğine ilişkindir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalarında, sigortacının rücu hakkı 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında düzenlenmiştir. Genel Şartların B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, Genel Şartların B.4.ç maddesinde de tazminatı gerektiren alan yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması nedeniyle meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır, Genel Şartların B.4.a maddesinde sözü edilen "ağır kusur" kavramı Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Daireleri ile Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre "tam kusur" olmayıp, kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmektedir. Bu açıklamalardan sonra, somut olaya dönüldüğünde; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan davacının maliki/sigortalısı bulunduğu ... plaka sayılı kamyonun, muhtelif eşya ile yüklü bir şekilde sevki sırasında araç üzerindeki sehpanın yola düşmesi nedeniyle meydana gelen 27/06/2016 günlü trafik kazasında, ... plaka sayılı aracın hasarlandığı ve bu hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından 3.kişi hak sahibine ödeme yapılarak, yapılan bu ödemenin rücuan tahsili amacıyla sigortalısı aleyhine icra takibine geçildiği ve davacı sigortalının icra takibi sırasında takip konusu bedeli itirazı kayıtla davalı sigortacıya ödediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında temin edilen 01/03/2019 günlü bilirkişi raporunda 27/06/2016 günlü trafik kazasının oluşumunda yükleme esaslarına uygun şekilde, aracı yüklemeyen davacıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ancak sürücünün bu eyleminin ağır kusur olarak nitelendirilemeyeceği ve istiap haddinin aşıldığına dair de bir tespit bulunmadığı sonucuna varıldığı ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı görülmüştür. Hal böyle olunca, dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayanağını oluşturan delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle sigortalı araç sürücüsünün trafik kurallarına aykırı söz konusu davranışı (-yükleme kurallarına aykırılık) nedeniyle %100 oranda kusurlu bulunmasının kasta yakın bir ağır kusur anlamına gelmeyecek bulunmasına ve keza istiap haddinin aşıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir somut belirleme de mevcut olmamasına göre (Bkn: Yargıtay 17 hukuk Dairesi'nin 2019/550 Esas-2020/4029 Karar ve 2014/23815 Esas-2017/4755 Karar sayılı ilamları); usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, 2/İstinaf eden davalıdan alınması gereken 1.016,17-TL harçtan peşin yatırılan 254,04-TL harcın düşümü ile bakiye 762,13-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf aşamasındaki diğer giderlerin takdiren istinaf eden üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog