6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Müvekkili ..., davalı ... Tic. A.Ş. ile müvekkili şirketin kurucusu arasında yapılan mutabakat çerçevesinde ve ... marka ürünlerin.... ülkesinde satış ve pazarlanması amacına yönelik olarak kurulduğunu, Kuruluşundan bu yana dayanıklı tüketim malları niteliğinde olan buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, TV, video, teyp, radyo vb. ürünlerin toptan ve perakende olarak alım ve satımı, pazarlaması, ihracat ve ithalatı, bunlarla ilgili bayilikler alınması, bu cihazların bakımı ve servis hizmetlerinin sağlanması, yedek parça ticaretinin yapılması gibi konularda faaliyet gösterdiğini, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin işbu ''Çerçeve Tedarik Sözleşmesi'' ile kurulmasının akabinde ise pek çok konuda taraflar sözleşme, belge, taahhütnameler imzaladıklarını, müvekkil şirketler ... ve ...'nın yetkilisi olan ... tarafından şirketlerin borçlarına ilişkin 1.000.000,00 USD tutarında şahsi kefaletine dair 25.05.2013 tarihinde ''Müteselsil Kefalet Sözleşmesi'' akdedildiğini, müvekkil ... ve davalı ... arasında 06.06.2016 tarihinde ''Alacakların Tahsilatı ve Teminatı Sözleşmesi'' akdedildiğini, müvekkiller ... ve ..., tamamen kendi finansman ve girişimleri ile, ... ürünlerinin ...'a ithalatını gerçekleştirmiş ve Irak dahilinde tanıtımı, pazarlanması, dağıtımı, satış sonrası teknik servisi, yedek parça ve garanti hizmetlerinin sağlanması ve dağıtımı hususlarında davalı ...'ın tek yetkili satıcısı olarak ticari faaliyetlerini bugüne kadar sürdürdüğünü, müvekkil .... ile davalı ... arasında 11.03.2013 tarihinde akdedilen protokol ile exworks fiyatlarla hesaplanacak 2013 yılı satış cirosu 2.5 mio USD olarak öngörülmüş, bu ciro üzerinde reklam ve pazarlama giderleri ile satış desteği oranı belirlendiğini, taraflar arasında 09.12.2013 tarihinde imzalanan '' Protokol'' ile davalı ... müvekkil ...'nın bağdat, duhok ve ...'de yapmış olduğu ... markalı ürünlerin satış ve pazarlama faaliyetini gerçekleştireceği mağazalarının yatırımları için bir defaya mahsus pazarlama desteği yapması hususunda mutabakata varıldığı, müvekkil ... ve davalı ... arasında 01.09.2014 tarihinde ''01.01.2014-31.12.2014 dönemi için Mağaza Açılışı Katkı Protokolü'' akdedildiğini, müvekkil şirketler kendilerinden beklenen tüm edimlerini, ödemelerini tam ve zamanında yerine getirmiş, istenilen teminatlar için müvekkil şirketler yetkilisi olan ...'in şahsi malvarlığı üzerinde davalı şirket lehine 3 adet ipotek tesisini dahi kabul ettiklerini, müvekkil şirket ... 'nın davalı şirket ...'den aldığı ve alacağı emtia karşılığında gerek senetlerle, gerek çeklerle veya alacaklarının davalı şirket tarafından temlik alınması suretiyle oluşan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1. Derecede, faizsiz, fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar 800.000,00 TL bedel ile ... adına kayıtlı ... ili, ..., ... Mah. 289 ada, 1 parsel, 17 nolu K Tipi dubleks villa bağımsız bölüm müvekkil şirketlerin ... ürünlerini Irak'da tanıtımı, pazarlanması, dağıtımı, satış sonrası teknik servis hizmetlerinin sağlanması hususlarında çok yüksek meblağlarda yatırım yapması, müvekkil şirketlerin davalı ... ile olan distribütörlük ilişkisinin uzun yıllar boyunca devam edeceği inancından ve bu inancın ilişkinin fesihden hemen önceki son dönemleri bile dahil olmak üzere davalı şirket tarafından bilinçli bir şekilde daima teşvik edilmesinden kaynaklandığını, kira vs. gibi bir kısım yatırımlar dışında yapılan harcama 4.640.000,00 USD'dir. davalı ..., taraflar arasındaki sözleşmeyi usulsüz ve geçersiz olarak fesih ettiğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, fesih bildiriminde haklı gerekçe sunulmadığını, müvekkiller tarafından Davalı ...'a cevaben gönderilen 12.02.2019 tarihli yazıda; yapılan yatırımlar ve bu yatırımlar için harcanan bedellerden bir kısmı ve diğer zarar kalemleri detaylı olarak açıklanmış; örneğin mağaza yapım maliyetleri, bayilerin tabela ve reklam ürünleri destekleri, marka etkinlik ve tanıtım çalışmaları, Irak Cumhuriyeti’nin terör bölgesi olması nedeniyle markayı daha iyi yerlere taşımak için yapılan yatırımlar tek tek belirtildiğini, bu maile davalı ... tarafından cevap verilmediği gibi, ısrarlı görüşme talebine de olumlu bir yanıt verilmediğini, ihbar sürelerine uyulmadığını beyan ederek davalı şirket tarafından yapılan fesih bildirimi haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle müvekkil davacı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden ve tek yetkili satıcılık sözleşmesinden doğan tüm talep vedava hakları her bir alacak yönünden saklı kalmak kaydıyla karşılanmayan tüm yatırımlar ve masraflar sebebi ile 100.000,00 TL, fesih nedeniyle davalı şirketin faydalanmasına bırakmak durumunda kalacağı müşteri portföyü sebebiyle porföy tazminatı olarak şimdilik 400.000,00 TL, kar kaybı sebebi ile 100.000,00 TL, manevi zarar karşılığı olmak üzere 100.000,00 TL toplam 700.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalı ... den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 29/12/2020 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkil davacı şirketlerin Irak'ta markayı tanıtması ve sürümünün artması için yapılan ve karşılanamayan tüm yatırımlar ve masraflar için şimdilik 100.000,00 TL (yüzbintürklirası), müvekkili şirketlerin söz konusu haksız ve hukuka aykırı fesih nedeniyle, davalı şirketin faydalanmasına bırakmak durumunda kalacağı müşteri portföyüne ilişkin olarak portföy tazminatı alacağının 30.12.2019 tarihli dilekçe ile şimdilik 3.917.000,00 TL (üçmilyondokuzyüzonyedibintürklirası), haksız ve hukuka aykırı fesih nedeniyle uğradığı kar kaybı sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL (yüzbintürklirası), müvekkili şirketlerin ticari itibarlarının zedelenmesi nedeniyle manevi zarar karşılığı olmak üzere 100.000,00 TL olarak belirlendiğini, her iki müvekkil şirket yönünden ayrı ayrı olmak üzere, fazlaya ilişkin tüm talep, dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla alacak taleplerin ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ; Müvekkili şirketin Dünyada 42 fabrikada 42.000 çalışanlarıyla dünyanın üçüncü büyük beyaz eşya üreticisi olan “...’NİN Türkiyede ki iştiraki olduğunu, davacılar ile 2010 yılından bu yana gelen ticari bir ilişki bulunduğunu, davacıların müvekkili şirketin ... markasının Irak distribütörü olduklarını, şirketin ... merkezinde yönetimi dünya genelinde aralarında ... pazarı da olmak üzere bir kısım pazarlardan ... markasını çıkararak bu pazarlarda sadece ... markası ile çalışmaya devam etme kararı verdiğini, davacılara aynı şartlarda ... markası ile ticari ilişkiye devam etmeleri teklifinde bulunduğunu, ancak davacıların geçerli bir neden snmadan bu teklifi reddettiklerini ve dava açtıklarını, davacıları Irak da hiçbir zaman tek yetkili satıcı olmadıklarını ve kendilerine böyle taahhütte bulunmadıklarını, bu yöndeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, 01.08.2016 tarihli sözleşmeni başlığında sözleşmenin “Münhasır Olmayan Disribütörlük sözleşmesi olduğunun yazılı bulunduğunu Çerçeve Tedarik Sözleşmelerinde ve bu sözleşmeleri uzatımı yazılarında davacılara tek satıcılık hakkı verilmediğini, dünya çapında böyle bir çalışma modellerinin bulunmadığını, taraflar arasında gerçekleştirilen telefon görüşmelerinde alının kararın davacılara bildirildiğini,18.01.2019 tarihli e osta ile de bildirilerek ... markalı ürünlerin gönderimini telif edildiğini, davacıların bu konuda yanıt vermeleri üzerine 01.2.2019 tarihli e posta gönderilerek durumun açıklandığını, davacıların ... mağazalarını bulunduğu alanını yakınında rekabet teşkil edecek uzaklıkta ... satıcısının bulunmadığını, satış noktalarını gösterir listeyi sunduklarını Müvekkilinin davacı şirketlere toplamı 1315.510,44 USD ve 321.199,56 TL yatırım ve pazarlama desteğinde bulunduğunu, şirket genel politikası olarak satıcıların yatırım giderlerinin yarısını karşıladıklarını, bildirilen desteklerin çoğunun müvekkili şirket tarafından karşılandığını, imzalanan Pazarlama Desteği Protokolleri uyarınca da pazarlama faaliyetlerinin yarısının karşılandığını, ayrıca nakliye, satış sonrası, mağaza yenileme, mağaza teşhir gibi bir çok konuda da davacılara yıllarca destek sağlandığını, bu şekilde %50 genel destek sağlama uygulamasının üzerinde kalan bir oranda destek sağlandığını, Yetkili Servis sözleşmesinin yürürlükte olduğunu, bu sözleşme uyarınca servis faaliyetlerini sürdürdükleri için ellerinde bulunan yedek parça ürün stokundan dolayı istemde bulunamayacaklarını, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra 31.05.2019, 08.07.20l9,28.08.2019 tarihlerinde yedek parça siparişi verdiklerini, ihtiyaç duydukça da vermeye devam ettiklerini, ayrıca stok bedeli olan 95.486,00 USD’nin kanıtlanması gerektiğini, davacıların fazla stok tutmayı tercih ederek kendi zararlarına neden olmalarının müvekkili şirkete affedilemeyeceğini, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE / Dava;sözleşmeye dayalı alacak ve tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacıların davalı ile ayrı ayrı akdettikleri tedarik ve distribütörlük sözleşmeleri kapsamında, sözleşmelerin haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak davalıdan denkleştirme tazminatı, yatırım bedeli nedeniyle maddi tazminat, kar kaybı ve manevi tazminat alacaklarının varlığı ve miktarı, bu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilip edilmeyecekleri noktalarında toplandığının tespit edilmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava dilekçesinde Davacı olarak yer alan ... Ltd. Şti yönünden mahkememizin 25.01.2021 tarhli tefrik kararı ile bu davacı yönünden mahkememizin 2021/...-... E.K sayılı kararı ile Tahkim ilk itirazı nedeni ile usulden red kararı verilmiş ve 06.05.2021 tarihinde istinaf edilmeyerek kesinleştiği görülmüştür.
SMMM ... ve Ticari Uyuşmazlıklardan Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket ile ... isimli şirket arasında 2010 yılı içinde başlayain ticari ilişkinin davacı Serta'nın sahibi olan kişi tarafından ... Devleti yasalarına göre kurulan diğer davacı ... isimli şirket ile birlikte 2018 yılının sonuna değin devam ettiği, bu süre içinde her iki şirketin ...'ta ... marka ürünlerin satıcılığını yaptığı, satış sonrası teknik servis hizmetlerini verdiği, ...'ın ... ve değişik şehirlerinde mağaza ve mağazalar içi köşeler açtıkları, mevcut mağazaları yeniledikleri, ... marka ürünlerin Irak pazarında tanıtımı konusunda yazılı ve görsel tanıtım araçları ile tanıtım yaptıkları, davalı şirket yapılan bu yatırımların gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürmemekte, ancak kendilerinin de bu yatırımlara ve tanıtım faaliyetlerine katkı sağladıklarını, satış sonrası destek primleri ve ciro üzerinden prim verdiklerini ileri sürmektedir.Nitekim davalı vekilince sunulu kanıtlar arasında davalı şirketin 2010 yılından 2019 yılı başına değin her iki şirkete "satış desteği, satış sonrası destek, tadilat, pazarlama ye reklam desteği, dekorasyon desteği, mağaza açılış ve yenileme desteği showroon açılış desteği..." İsimleri altında destekler sağladığı, davacılar tarafından düzenlenen faturalara göre kendilerince taraflar arasında düzenlenen ve her yıl yenilenen protokollere göre davacılara yapılması gereken destek tutarlarını hesaplayıp davacılardan olan mal bedeli alacaklarda mahsup ettikleri anlaşıldığı ve Taraflar arasında cari hesap alacağından kaynaklı bir çekişme bulunmadığı için davacı ticari defter kayıtlarına dayalı olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılamamıştır.Taraflar arasında 2010 ile 2019 yılları arasında devam eden ticari ilişki sırasında davacı şirketlerin satın aldıkları ürün bedellerini ödememeleri nedenine veya imzalanan söyleşmelere ve protokollere aykın davrandıkları gerekçesine dayalı olarak ortaya çıkmış bir uyuşmazlığın varlığı taraflarca ileri sürülmemektir.
Davalı vekilince sunulu deliler arasında 2018 yılı sonu itibariyle 2018 yılına ait satış sonrası destek priminin ne şekilde hesaplanacağına ilişkin mail yazışmaları yer almaktadır. Her ne kadar davalı vekilleri, Irak pazarından çekilmesi yönündeki şirket kararınırjı yazılı bildirimden önce davacı şirketler yetkisine sözlü olarak bildirildiğini ileri sürmüş ise de bu yönde bir yazılı belgeye dosya içinde rastlanılamamıştır. Diğer yandan, davalılar vekilince sunulan ve davacılar vekilince aksi iletti sürülmeyen 2018 yılı satış cirolarından davacı şirketlerin son yıllarda satın aldığı mal bedellerine dayalı alış cirolarının düştüğü, yine en son 2018 yılı Mart ayı içinde mal siparişi verildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin hukuken ve fiilen sona ermesinin tek nedeni olarak ... in Almanya'daki Merkez şirketinin aralarında Irakta olan bazı ülkelerin ... marka ürünlerin satışını durdurma kararı almasıdır. Söz konusu kararın hangi gerekçeler ile alındığı konusunda dosya içinde bir kanıt yer almamaktadır. Dolayısıyla sözleşmenin hukuken ve fiilen sona ermesinde davacı şirketlere yüklenebilir bir kusurun var olduğu söylenemeyeceği gibi, bu yönde bir karşı iddia dahi yoktur. Açıklanan maddi olgulara göre 2010 yılında başlayan ve 2019 yılı başına değip sorunsuz devam eden ticari ilişkinin sona erdirilme nedeni olarak gösterilen gerekçe göre sözleşmenin haklı mı yoksa haksız bir nedenle sona erdiği konusunda yargısal taktir sayıh Mahkemeye ait olmakla, bu konuda bir görüş açıklanamamıştır. Davacı vekilleri müvekkili şirketlerin uzun yıllar süreceğine inandıkları bir ticari ilişki nedeniyle güç koşullar altında gerek işyerleri açma ve gerekse tanıtım amacıyla yüksşk tutarda yatırım harcamaları yaptıklarını ileri sürerek, sözleşmenin beklentilerden önce sonla ermesine dayalı olarak yaptıkları bu harcamalar nedeniyle uğradıklan zararlara karşıljk şimdilik 70.000,00 TL. tazminat istemektedirler.
Davacılar vekilince iki ayrı klasör içinde yer alan ve Türkçeye tercüme edilen faturaların bir kısmında hakkındaki dava ayrılan davacı ..., çoğunluğunda ise davacı Werya iş yaptıran olarak gözükmektedir. Söz konusu yatırım harcamaları ile ilgili yapılan giderler ije ilgili düzenlenen faturalara göre davacı şirketin Irak'ta olan ticari defter ve kayıtları yöntemime uygun şekilde incelenmeden sağlıklı bir sonuca varılabilmek mümkün değildir. Yine dava açılış tarihi itibariyle davacı şirketin ürün stokları ile yedek parça stokları ancak yerinde yapılacak bir inceleme ile ortaya çıkabilecektir. Ayrıca, söz konusu giderlerin yerindeliğini denetleyebilmek heyetimiz içinde iç mimar ve sektörden bir bilirkişi bulunmadığından tarafımızca belirlenebilmesi ve değerlendirilebilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerjle gerek yatırım harcamalarının ve gerekse tanıtım harcamalarının ve ayrıca ürün ve yedek parça stoklarının ulaştığı gerçek değerler ile bu harcamaların ne kadarlık bir kısmının davalı şirket tarafından karşılandığı tarafımızdan hesaplanamamıştır.
Davacılar vekilinin davadaki ikinci istemi portföy tazminatına ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde ve protokollerde davacı şirketin Irak pazarında davalı şirketin tek yetkili satıcısı olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmamakla, aksine münhasır olmayan yetkili satıcı olduğu imzalanan son sözleşmelerde açıkça yapılı bulunmaktadır.
Davacı vekili müvekkili şirketlerin yıllardır fiilen tek satıcı gibi ticari ilişkiyi Kendisine bu yönde sözlü beyanlarda bulunulduğunu, Irak pazarında ... i satan başka bir şirket yer almadığını ileri sürmüştür. Davalı vekilleri de...'ta m isimli şirkete 2010 yılından 2017 yılı dahil yapılan satışlarla ilgili satış verilerini bu şirket ile imzalanan sözleşmeleri 23.06.2021 tarihli dilekçesinin ekinde sunmuş, ancak davacı vekilleri bu verilerin gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürmediklerinden davacıların ... Devletinde fiilen tek satıcı konumunda olup olmadıkları ve buna bağlı olarak porföy tazminatjı isteyip isteyemeyecekleri konusunda taktir sayın Mahkemeye bırakılmıştır. Diğer yandan davacılar vekili sahip oldukları müşteri porföyü ile ilgili onaysı£ bir liste sunmuşlardır. Davacı şirketin ne denli bir müşteri potansiyeline sahip olduğu ancak mahallinde ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılabilecek bir inceleme ile ortayp çıkabilecektir. Mahkemenin dikkatini çekmek istediğimiz bir diğer husus ise taraflajr arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonraki dönemde davacıların sağladıklarını ileri sürdükleri müşteri portföyünden ve markanın ... da tanınmış hale gelmesinden davalı şirketin bir yarar sağlama olanağı olup olmadığı hakkındadır. Taraflar arasındaki sözleşmenih açıklanan nedenle sona ermesinden sonra davalı şirketin aynı pazarda bir başta satıcı ilje sözleşme yaparak ürünlerinin satışına devam ettirdiğine ilişkin dosya içinde bir iddia ve kanjıt bulunmamaktadır. Mahkemece davacı şirketin portföy tazminatı isteminde bulunmaya hakkı olduğunu kabul ettiğinde istenebilir portföy tazminatının hesabı ancak sektörden biir bilirkişinin ve bu tip bir tazminatı hesaplayabilecek uzman bir bilirkişinin heyetimiz içinde bulunması ile mümkün olabilecektir. Açıklanan nedenlerle tarafımızdan bir porföy hesabı yapılabilmesi mümkün olamamıştır. Davacıların davadaki üçüncü istemleri İse sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan kar kaybına ilişkindir.
Davacılar vekili belirsiz süreli sözleşmelerin süresinden önce feshi halinde makul bir süre tanınması gerektiğini ve bu sürenin en az 6 ay olması gerektiğini ileri sürmektedirler. Sözleşmenin işlemeyeceği davacılara 18.01.2019 tarihli e mail İle bildirilmiş, daha sonra 01.02.2019 tarihinde gönderilen mail ile durum açıklanmıştır. Aynı mailde Nisan 2019 sonuna değin sözleşmenin ayakta kalabileceği vurgulanmıştır. Bu durumda fesih ihbarının 3 ay önceden yapıldığı söylenebilecektir. Dosyada taraflarca sunulu emsal Yargıtay kararlarında belirsiz süreli sözleşmelerin süresinden önce fesih bildirimi için gereken makul sürenin her somut sözleşme türüne göre belirlenmesi gerektiğine değinilmektedir. Davacıların dava dilekçesinde ayrıntılı bir şekilde açıklanan yatırımları yaptıkları, işyerlerine ilişkin kira sözleşmeleri, işçilerle iş sözleşmeleri bağıtladıkları dikkate alındığından tümünün 3 ay gibi bir süre içinde tasfiye edilmesinin mümkün olup olmadığı sektörden bilirkişinin heyete katılımı ile daha sağlıklı bir şekilde beklenebileceği belirtilmiştir.
Heyete SMMM ... ve SMMM ... katılımı ile düzenlenen 28/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; eğer mahkeme taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5 yıl daha devam edeceği kanaatinde ise bu durumda davacının mahrum kaldığı ortalama kar tutarının 870.837,80.- USD olarak hesaplandığı, davacı firma tarafından dosyaya sunulan konsolosluk onaylı mali tablolarda yer alan veriler ışığında davacının talep edebileceği azami portföy tazminatı tutarının 536.130,90.- USD olarak hesaplandığı, davacı şirketin yapmış olduğu yatırımların ve giderlerin karşılığını alıp almadığı yönünden; yapılan harcamaların yerindeliği, sabit kıymetlerin faydalı ömür süresi, yararlanılmayan sürelerin tespiti, davacının mağazaları kapattığı tarih itibariyle terketmek durumunda kaldığı mazağa yatırımlarının bakiye rayiç değeri vb. hususlarının tespiti yönünden Şirketin faaliyet gösterdiği sektörde ve perakende/mağazacılıktan anlayan uzman bir bilirkişinin atanması ve bu çerçevede (...tarafından yapılan destek ödemelerinin de dikkate alınarak) bir hesap yapılmasının daha doğru olacağı kanaatinde olunduğu, manevi tazminat yönünden takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiş, Ticari Uyuşmazlıklardan Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna sunduğu ayrık görüşünde; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı mı, yoksa haksız fesih edildiği, buna bağlı olarak davacının yaptığı yatırım harcamalarını ve yoksun kaldığı karı ve ayrıca portföy tazminatı isteyip isteyemeyeceği, hususlarında yargısal taktirin sayın Mahkemeye ait olduğu belirtildikten sonra, davacı istemleri konusunda sağlıklı bir inceleme ve tespit yapılabilmesi için beyaz eşya sektöründen ve iç mimar bir bilirkişinin bilirkişi heyetine katılmasının faydalı olacağı, ayrıca davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde ve de ayrıca Irak’ta keşfen inceleme yapılarak sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceğine ilişkin görüşlerimiz açıklanmış idi.Heyete yeni katılan Sayın bilirkişi ... ile sayın bilirkişi ... tarafından, davacı yanca dosyaya sunulu konsolosluk onaylı ticari defter kayıtlarına dayalı olarak yaptıkları hesaplamalar ile vardıkları ve sayın Mahkemenin taktirine bıraktıkları sonuç belirlemelerin, sayın Mahkemenin ve tarafların beklentilerini karşılamayacağı, ilk raporumuzda açıklanan uzman bilirkişilerin heyete katılmaları ve yerinde keşfen inceleme ve değerlendirme yapılarak sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceği şeklindeki ilk raporda yer alan görüşlerimi yinelediğini belirtmiştir. Dosya kapsamına ibraz edilen rapor ve ek raporun hüküm vermeye elverişli olmaması nedeni ile yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup ,
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yanın karşılanmayan yatırımlar ve masraflara dair herhangi bir tazminat talep edemeyeceği, davacı yanın portföy tazminatı talep edemeyeceği, bununla birlikte mahkemenin aksi görüşte olması halinde talep edilebilecek portföy tazminatı üst sınırının 536.130,90 USD olabileceği, davacı yanın kar kaybı tazminatı talep edemeyeceği, bununla birlikte mahkemenin aksi görüşte olması halinde talep edilebilecek kar kaybı tazminatının 1 yıl için 12.348,23 USD, makul süre 3 ay kabul edilirse 3.087,05USD, 6 ay kabul edilirse 6.174,12 USD olabileceği, davacı yanın manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, dosya kapsamına ibraz edilen ve hükme esas alınan Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ; ... ile davalı ... arasında 30.11.2010 tarihli ''Çerçeve Tedarik Sözleşmesi'' yapıldığı, bu sözleşmenin kurulmasının sonrasında ise bir çok konuda taraflar sözleşme, belge, taahhütnameler imzalandığı, Bu sözleşmeler gereğince taraflar yurtdışından ithal edilip, yine yurtdışına ihraç edilecek... marka ürünler için çalışma yöntemi olarak, ticari faaliyet alanı olan ...'ta bir şirket kurulması ve ürünlerin doğrudan bu şirkete fatura edilip, gönderilmesi konusunda mutabakata vardıkları, Bu sözleşmelerin gereği olarak 05.12.2010 tarihinde ...'da ... şirketinin kurulduğu, Taraflar arasında geçerli olan son sözleşme ... Ltd ve davalı ... A.Ş. arasında 01.08.2016 tarihinde imzalanmış olan Münhasır Olmayan Dağıtım Sözleşmesi olduğu , davacı ... isimli şirketin 2010 yılından 2018 yılının sonuna kadar ...'ta ... marka ürünlerin satıcılığını yaptığı, satış sonrası teknik servis hizmetlerini verdiği, ... tarafından 01.02.2019 tarihinde e posta gönderilerek “... ... merkezi tarafından alınan karar gereği ... markalı beyaz eşya/ev aletlerinin belli bölge ve pazarlarda temsili ve satışı sonlandırıldığının, bu çerçevede Irak pazarına da satış 01.01.2019 tarihi itibariyle sonlandırılmış olduğunun, alınan bu karar doğrultusunda ... ürünlerinin sevkiyatı 31.12.2018 günü son bulduğunun ve bu tarihten sonra yükleme yapılmayacağının” bildirilmesi üzerine davacı tarafça ...
6.Noterliği'nin ...tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek, haksız ve usulsüz fesih işleminin hukuka aykırı olduğundan bahisle; karşılanamayan yatırım zararlarını, geçmiş zararları, sona erme sonrasına ilişkin yoksun kalınan karı, uygun önel verilmeden yapılan fesih nedeniyle işin tasfiyesi için ödenmek zorunda kalınacak bedelleri, fesih sebebiyle müvekkil şirketin ticari itibarının ve markasının tüketiciler nezdinde zedelenmiş olmasına karşılık gelen manevi zararı, portföy tazminatı ile diğer tüm zararlarının tazmini talep edilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosya kapsamına ibraz edilen 30.12.2019 tarihli dilekçe ile; portföy tazminatlarını 400.000,00 TL. den 3.917.000,00 TL. ye yükselttikleri, 29.12.2020 tarihli dilekçeleri ile her bir davacı şirket için istenen tazminat kalemlerini ayrıştırdığı, davacı ... şirketi için; Markanın tanıtımı ve sürümün artması için yapılan ve karşılanmayan yatırım giderleri için şimdilik 70.000,00 TL.nin, Portföy tazminatı olarak şimdilik 3.717.000,00 TL. nin,kar kaybı olarak şimdilik 30.000,00 TL.nin, Manevi tazminat olarak 90.000,00 TL.nin davalıdan alınmasına karar verilmesini istediği anlaşılmıştır.
Somut olayda davalı tarafından 01.02.2019 tarihinde yolladığı ve karşı tarafa ulaştığı hususunda uyuşmazlık bulunmayan 01.02.2019 tarihli e-maili ile davacı tarafa, ... marka isim ve görsellerinin en geç Nisan 2019’dan sonra kullanılmaması gerektiğini bildirmiş olup, bu bildirimden davacının 2019 yılının Mayıs ayına kadar bu görsellerin kullanabileceği dolayısıyla davalı taraf davacıya 3 aylık bir süre verilerek bu süre sonunda artık sözleşmenin sona ereceğini ihtar etmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin hukuken ve fiilen sona ermesinin tek nederi olarak Siemensln Almanya'daki Merkez şirketinin aralarında Irakta olan bazı ülkelerin ... marka ürünlerin satışını durdurma kararı alması olup ,Serta ile ... arasındaki ilk sözleşme olan 30.11.2010 tarihli çerçeve sözleşmenin 31.12.2011 tarihine kadar yürürlükte kalacağı , 02.01.2012 tarihli “Çerçeve Tedarik Sözleşmesi 1” başlıklı sözleşmenin 31.12.2012 tarihinde kadar kadar yürürlükte kalacağı, 26.12.2012 Çerçeve Tedarik Sözleşmesi 1” başlıklı sözleşmenin 31.12.2013 tarihinde kadar kadar yürürlükte kalacağı, ... ile ... arasında yapılan 02.01.2014 tarihli “... No: ...” başlıklı sözleşmenin 31.12.2015 tarihinde kadar kadar yürürlükte kalacağı ,... ile ... arasındaki 13.03.2014 Çerçeve Tedarik Sözleşmesi No:...” başlıklı sözleşmenin 31.12.2014 tarihinde kadar kadar yürürlükte kalacağı belirlenmiş olup Taraflar tüm bu sözleşmelerde sözleşme süresinin uzaması hususunda bir anlaşma yapmamışlardır.
Davacı ... Ltd ve davalı ... AŞ arasında geçerli olan son sözleşme ; 01.08.2016 tarihinde ”münhasır olmayan dağıtım sözleşmesi” imzalanmış olup , akdedilen 01.08.2016 tarihli son sözleşme 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olduğu, Bu sözleşmenin 13.1. maddesinde taraflardan biri tarafından bir yıllık sürenin bitiminden en az 1 ay önce yazılı olarak sonlandırılmadığı takdirde, ardışık 1 yıl boyunca otomatik olarak uzayacağı , aynı maddenin ikinci fıkrasında ,taraflardan herhangi birinin herhangi bir bildirim süresi olmadan önemli nedenlerde dolayı bu sözleşmeyi erken feshetme hakkında sahip olduğu, Sözleşmenin 19.1 maddesinde Distribütörün, sözleşme ürünlerinin satışına ilişkin önceki sözleşmeler kapsamında veya bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan herhangi bir kayıp veya kar kaybı dahil olmak üzere doğrudan, dolaylı veya sonuç olarak ortaya çıkan zararlardan satıcıyı ve Satıcının grup şirketlerini sorumlu tutmaktan tamamen ve koşulsuz olarak feragat edeceği ifade edilmiş ve Sözleşmenin 13.2. maddesinde taraflardan her biri tarafından sözleşmenin haklı sebeple sona erdirilebileceği düzenlenmiş olup sözleşme ilişkisi ... Almanya tarafından alınan karar gereği davalı ... tarafından artık davacıya ... ürünlerinin tedarikinin sağlanamayacağı belirtilerek ilgili ülkede satışların sona ereceği bildirilmiş olduğundan sözleşmenin davalı tarafın bir kusuru olmaksızın haklı nedenle sona erdirildiği ,sözleşmenin13.1 maddesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin esasen 1’er yıllık bir sözleşme mahiyetinde olup bu nedenle tarafların geleceğe yönelik tüm ticari planlarını, öncelikle bu 1’er yıllık sürelerin içinde kalmak kaydıyla yapmaları gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça Karşılamayan yatırımlar ve masraflar talep edilmiş ise de ; Yatırım harcamaları, Ürün stoğu , Yedek parça ürün stoğu olarak açıklanmış olup ,ürün stoğu için 403.290 USD ve yedek parça ürün stoğu için ,95.486 USD tutarında elinde kalan ürün stoklarının tazmini talep etmiş olup mali müşavir tespitleri ile ;davacı ... şirketinin ... markalı ürünlerin satış ve pazarlaması için yaptığı yatırım harcamalarının 1.273.085,00 USD olduğu bu yatırım harcamalarının neredeyse tamamının dekorasyon ve stand yapım harcamalarından oluştuğu, sadece 150.000,00 USD lik kısmının ise “bina yapımı inşaat” işlerine ait olduğu bahse konu dökümde dekorasyon ve stand yapım işlerinin ilkinin 28.09.2011 tarihli, sonuncusunun ise 01.03.2015 tarihli olduğu, bina yapım inşaat işinin 30.11.2011 tarihli olduğu , bu anlamda, dekorasyon ve stand için yapılan harcamaların, normal şartlarda faydalı ömürlerini doldurmuş oldukları, davacı şirket vekilince incelemeye sunulan gayri resmi detay mizan dökümlerinde harcamaların “özel maliyetler” hesap grubu altında izlendikleri ve neredeyse tamamının 2018 yılsonu itibarıyla amortisman yolu ile itfa edildiği bu nedenle davacı şirketin reklam pazarlama ve yatırım harcamalarının tamamından, sözleşmelerin yürürlükte olduğu süre içerisinde faydalanmış olduğu ve davacının yatırım harcamaları yönünden karşılanmayan kısma ilişkin bir talep hakkının bulunmadığı, davacı şirketinin ... markalı ürünlerin satış ve pazarlaması için yaptığı demirbaş harcamalarının 167.050,00 USD olup, bu demirbaş harcamalarının herhangi bir ofisin ana gereksinimlerinden oluştuğu bu harcamaların ilkinin 01.01.2011 tarihli, sonuncusunun ise 00.05.2015 tarihli olduğu Bu anlamda, demirbaşlar için yapılan harcamaların, normal şartlarda faydalı ömürlerini doldurmuş oldukları ve davacı tarafça talep hakkının bulunmadığı, davalı tarafın 01.02.2019 tarihli mailinde " ..Ayrıca marka ismi ve marka görselleri bu mevcut stoklarımız tüketildikten sonra ancak herhalde en geç Nisan 2019'dan sonra kullanılmamalıdır" denilmiş olup burada davalı tarafın “Şubat 2019 itibarı ile ürün satışını sonlandırılması istenmiş “Ayrıca marka ismi ve marka görselleri mevcut stoklar tüketildikten sonra ancak herhalde en geç Nisan 2019’dan sonra kullanılmamalıdır” …denilmiş olup nisan 2019'dan sonra satış yapma yasağı getirilmeyip , sözleşme ile sözleşmeye konu ürünleri kendi nam ve hesabına satabileceği belirlenmiştir.
Bu kapsamda davacı tarafın kendi nam ve hesabına yeniden satış konusundaki yetkisi kısıtlanmayıp yedek parça stoklarının asıl kullanımının gerçekleştiği Teknik Servis hizmeti, d avacı tarafın verdiği ayrı bir hizmeti olup bu hizmet davacı tarafından devam ettirilmiş ve sonrasında davacı tarafından fesh edildiği anlaşılmıştır.Yedek parça stoklarının asıl zarara sebep olduğu iddiasının; sözleşmenin süresi, münhasırlık hakkı verip vermediği ve sözleşmenin nasıl sonlandırıldığı hususları önem kazanmakta olup, dava dışı ... isimli başka bir distribütörün davalının ...’ta ... distribütörlüğünü yaptığı her iki tarafın kabulünde olup, davacının ... bölgesinde tek satıcı olmadığı anlaşılmış bu kapsamda taraflar arasında son sözleşme olarak 01.08.2016 tarihinde imzalanmış olan sözleşmenin münhasır olmayan dağıtım sözleşmesi mahiyetinde olup taraflar arasındaki sözleşmenin münhasırlık içermediği davacı tarafça karşılanmayan yatırım ve masraf iddiasının deliler ile ispat edilemediği bu kapsamda talep hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafın 01.02.2019 tarihli e-mailinde davacı tarafa yaptığı ... markası ile ticareti devam ettirme teklifinin, hem davacı ile olan ticareti devam ettirme iradesi içerdiği ve hem de satış ve pazar payı açısından alternatif markasının teklifi mahiyetinde olduğu bu kapsamda davalı tarafça ticaretin bitirilmesini hedefleyen bir fesih iradesi olmadığı 01.02.2019 tarihli e-mail deki davalı taraf iradesinin fesih iradesi içermediği bu kapsamda sözleşmenin davalı tarafından sona erdirilmediği anlaşılmıştır.
Davacı portföy tazminatı talebinde bulunmakta olup, TBK madde 122- (1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa …….. acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. " hükmünü içermekte olup Dava konusu olayda, davalının ... markasını Irak pazarından geri çektiği, yani artık gelecekte de davalı tarafın bu markadan bir kazanımının olmayacağı açık olup taraflar arasındaki sözleşme, münhasırlık içermeyen bir dağıtım sözleşme mahiyetinde olup davacı tarafın tek satıcılık hakkı, yürürlükte olan ve 01.08.2016 tarihinde imzalanmış ”münhasır olmayan dağıtım sözleşmesi” isimli sözleşmeye göre bulunmamakta olup bu kapsamda davacının portföy tazminat hakkının mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshi nedeniyle uğradığı gelecekteki kar kayıplarını talep etmekte olup, davalı tarafın iradesinin fesih iradesi içermediği, 01.08.2016 tarihli sözleşmenin sona erme tarihinin 31.12.2017 olduğu ve sonrasında süre bitiminden 1 ay öncesinde fesh edilmedikçe 1’er yıllık süreler ile uzadığı bu kapsamda sözleşme esasen 1er yıllık bir sözleşme mahiyetinde olup, davacı tarafın kar mahrumiyeti kaybının aynı şartlarda yeni bir iş bulabilecekleri makul süre ile sınırlı olabileceği, davalı tarafın 01.02.2019 tarihli e-mailinde davacı tarafa yaptığı ... markası ile ticareti devam ettirme teklifinin, hem davacı ile olan ticareti devam ettirme iradesi içerdiği ve hem de satış ve pazar payı açısından daha değerli başka bir markasının teklifi mahiyetinde olduğundan sözleşmenin süresinden önce ve haksız bir şekilde feshinden söz edilemeyeceğinden davacının kar kaybı talep hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça “Başka bir marka ile aynı pazara girme nedeni ile Ticari itibarının gerek ülkemizde gerekse Irak’ta ciddi şekilde zarara uğradığı, imajının sarsıldığı” gerekçesiyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve kendisine davalı tarafından teklif edilen ... markası distribütörlüğü için münhasırlık verilmemesi, hemen yakınlarında başka bir mağaza olması ve Irak’ta bu işi yapan başka bir ... bayisinin varlığı gibi gerekçeleri göstermiş olsa da, sahip olduğu ... distribütörlüğünün de tek satıcılık olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından fesih edilmediği gibi davalının bu ilişkinin sona ermesinde bir kusurunun bulunmadığı, bu kapsamda davacının manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Maddi Tazminat isteminin REDDİNE,
2.Manevi Tazminat isteminin REDDİNE,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 72.015,82-TL harçtan mahsubu ile artan 71.745,97-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 63.638,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9.Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
10.İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)