3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Av......
Av. ....
Av. .....
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 05/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/04/2019 tarihinde ....... plakalı araç ile ....... plakalı aracın çarpışmasıyla meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle yaptığı mesleği zorlanarak yapmaya başladığını, müvekkilinin maddi ve manevi anlamda zarara uğradığını, bu nedenle öncelikle davalı .. ait ....... plakalı aracın 3. kişilere devrinin ve satışının önlenmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesini, akabinde müvekkili için 30.000,00 TL'lik ( geçici ve kalıcı maluliyet, iş ( kazanç ) ve güç kaybı ( fazla efor ), sakatlık oranı verilmeyen estetik zararlar, hastane, yol ve bakıcı masrafı vs ilişkin ) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ( davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi limitleri dahilinde ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, dava konusu kazaya karışan ....... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortasının bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olacağını, bu nedenle kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacının zararının aktüer hesap bilirkişileri tarafından yapılması gerektiğini, davacının sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirtiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kadir Karaca'ya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;
Dava, davacının davalılardan sürekli işgöremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, sakatlık oranı verilmeyen estetik zararı için tazminatı, kar-kazanç ve iş kaybı tazminatı, yol-hastane-tedavi masrafı talep edip edemeyeceği, edebilirse miktarının ne kadar olacağına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından her ne kadar yetki itirazında bulunulmuşsa da, kazanın meydana geldiği yerin Gaziantep olması ve HMK'nın 16. maddesi de dikkate alınarak itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce keşif sonucu aldırılan kusur raporunda özetle..... plakalı araç sürücüsü ........n taşıt yolunun sağ kenarına durduğu aracı ile bulunduğu yerden hareketle trafiğe katılacağı sırada, amaç ve niyetini belli etmesi, sol gerisinden gelen trafiği kontrol etmesi, yolun boş olduğunu ve trafik açısından bir tehlikenin olmadığını gördükten sonra, kontrollü bir şekilde durakladığı yerden hareketle trafiğe katılması gerekirken, aksine hareket etmiş olduğu, yolun sağ şeridi üzerine durduğu aracı ile, bulunduğu yerden soluna hatalı ve kontrolsüz doğrultu değiştirerek çıkış yaptığı sırada, sol gerisinden gelen ve güvenli duruş mesafesinde olmadığı görülen araca çarpması ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, eylemi ile 2918 S.Kr.Y.Trf.Kn.84. Md.Kapsamında yer alan sürücülere ait temel kusurlu hareketlerden, “doğrultu değiştirme- manevraları yanlış yapma” kuralı ile, 46/b maddesi kapsamını (şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçmesini beklemek) ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu........plakalı araç sürücüsü.......r'in dosya kapsamındaki bilgiler ile kamera kayıtlarından görülene göre, kendi şeridinde ve doğru istikametine seyrettiği sırada, sağ tarafında, yakın mesafeden doğrultu değiştiren aracın çarpması neticesi kazaya karışmış olup, ani gelişen olay karşısında tedbir alma imkan, zaman ve mesafesinin kalmayacak oluşu da nazara alınarak meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığının değerlendirildiği, bilirkişi raporunda sonuç olarak;........ plakalı araç sürücüsü......'nın % 100 oranında kusurlu olduğu,...... plakalı araç sürücüsü......n kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 04.06.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının iyileşme döneminde olması nedeniyle kazadan 18 ay sonra rapor düzenlenmesinin gerektiği bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 08.07.2021 tarihli maluliyet raporunda özetle; ..... 25.04.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda oluşan sekel bırakmadan iyileşmiş arızaları nedeniyle 30.03.2013 tarihİnde 28603 sayıyla Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlüleri Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre, Özür durumunun olmadığı, buna göre tüm vücut fonksiyon kaybının oluşmadığı, tıbbi iyileşme süresi göz önüne alındığında 4 ay süre ile geçici iş görmezliğinin olduğu ve iyileşme dönemi içerisinde 1 ay tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu tıbbi tespiti yapılmıştır.
Mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan maluliyet raporunda özetle; ...25.04.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği ve iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde ve sonrasında başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumunun olmadığı tıbbi tespiti yapılmıştır. (Dosya kapsamında başkaca raporlar bulunsa da, aldırılan bu raporun güncel yüksek mahkeme içtihatlarına uygun olması, çelişkileri giderir ve denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Ayrıca belirtmek gerekirse bu rapor her ne kadar Özürlülük Ölçütü .. Yönetmeliğine göre düzenlenmişse de, aldırılan tüm raporlarda davacının sürekli maluliyetinin olmadığı, geçici işgöremezlik ve bakıcı süresi açısında da yönetmeliğin bir öneminin olmaması sebebiyle, rapor her ne kadar Erişkinler İçin engellilik Değerlendirmesi yönetmeliğine göre düzenlenmemişse de, sonuca bir etkisinin olmayacağı değerlendirilerek ve usul ekonomisi ilkesi ile dosyanın mevcut hali dikkate alınarak bu rapor hükme esas alınmıştır.)
Mahkememizce aldırılan 02.07.2023 tarihli aktüer hesap raporunda özetle; davacının olay sebebiyle tüm vücut fonksiyon kaybı olmadığı belirlendiğinden, sürekli maluliyet nedeniyle zararının olmadığı anlaşıldığı, davacının kusur indirimsiz geçici iş göremezlik zararının 39.362,75 TL olarak hesaplandığı, davacının olay sebebiyle bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri yönünden bir zararının olmadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. (Dosya kapsamında başkaca raporlar bulunsa da, aldırılan bu raporun güncel yüksek mahkeme içtihatlarına uygun olması, güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılmış olması sebebiyle hükme esas alınmıştır.)
Uzman hekim bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; dava dosyasında dava konusu yaralanmasına ilişkin ödemesi SGK tarafından karşılanmayan herhangi bir tıbbi gidere ait faturalandırılmış belge ya da tıbbi kayıt bulunmadığı, kendisinde meydana gelen yaralanmanın vasfı, anatomik lokalizasyonu nedeniyle iyileşme dönemi içerisinde tam gün bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, tedavi sürecinde kullanılacak pansuman malzemeleri (steril eldiven, gazlı bez, antiseptik solüsyon, flaster, makas vb.) gibi gerekli medikal ihtiyaçların toplamı için ortalama fiyatın 2000 TL olduğu, dosya üzerinden yapılan değerlendirmede herhangi bir belge fiş, ibrazı olmamakla birlikte yol ücretleri harcamasının olması gerektiği, kişinin kontrollerinin yapıldığı sağlık kuruluşu ile Gaziantep Şehitkamil İlçesinde bulunan ikameti arasında toplam 30 kez gidiş-geliş (tek yön ortalama 3,5-4km=60TL) için toplam 3.600,00 TL olmak üzere taksi ücreti giderinin belgesiz yol gideri olarak kabul edilmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanun’un 98’inci maddesi kapsamına girmeyen toplam 5.600,00 TL'nin tedavi gideri olarak kabul edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Davacı vekili 28/10/2019 tarihli dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı için 5.000,00 TL olarak açtıkları davalarını 39.362,75 TL'ye, yol ve tedavi gideri için 2.500,00 TL olarak açtıkları davalarını 5.600,00 TL'ye yükseltiklerini, bu tutarların kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporları taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve değer artrım dilekçesi davalı vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." şeklinde ifade edilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kazaya karışan........ plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde ZMMS'nin olduğu, davalı sigorta şirketi sigortalısı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, başka bir deyişle kalıcı maluliyetinin olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi içerisinde ve sonrasında başka birisinin bakımına muhtaç duruma olmadığı, davacının 39.362,75 TL geçici iş göremezlik zararının bulunduğu yine davacının 5.600,00 TL yol ve tedavi gideri zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında belirtilen kusur ve tazminata ilişkin hesaplamaların hükme esas alınmasının yerinde olacağı değerlendirildiğinden, davanın kısmen kabulü ile davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere alınan tüm raporlarda davacının sürekli maluliyetinin olmadığının anlaşılması, yine davacının geçici ve sürekli olarak bakıcı ihtiyacının bulunmadığının sabit olması, davacı tarafından ileri sürülen estetik zararın bulunmaması ve usulüne uygun olarak ispatlanamaması, yine davacı tarafa süre verilmesine rağmen bir delil sunulmaması karşısında ispatlanamayan müşteri,kar,kazanç kaybı taleplerinin de (sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmaması da gözetilerek) reddi gerekmiştir.
Davacı tarafından her ne kadar aksi iddia edilmişse de, davacının gelirine ilişkin hiçbir belge ve delil sunulmamış olup, hesaplamalar asgari ücret üzerinden yapılmıştır. Dosya kapsamında herhangi bir delil ve tespitin bulunmaması ve başkaca bir indirim sebebi de olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Yine hükmedilen miktarlara talep gibi yasal faize hükmedilmiş, sigorta şirketi yönünden temerrüt, diğer davalı yönünden haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davanın kısmen kabulü ile; 39.362,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.600,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 44.962,75 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 02/10/2019 tarihinde itibaren işleyecek faizden sorumlu olması kaydıyla ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer tüm taleplerinin / fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
2.Alınması gereken 3.071,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harç ve ıslah harcı toplamı 742,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.328,93 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 8.827,07 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 5.713,70 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Arabuluculuk Kanununa göre suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul- red oranına göre 854,42 TL'sinin davalı ......den, bakiye 465,58 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5.Davalıların yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8.Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı.... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okundu, usulen anlatıldı. 27/12/2023