Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/337
Karar No
K. 2023/833
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/337
KARAR NO: 2023/833
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 01/06/2021
KARAR TARİHİ: 02/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilin dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait olan... plakalı römorkun 10.12.2020 günü müvekkile ait İzmir ili Kınık ilçesi Hamzaocalı mahallesinde bulunan ... Kömür işletme işyerinde ... plakalı çekiciye bağlı... plakalı yarı römork ile kömür boşaltma işi yapıldığı sırada römorkun sağ tarafa devrilmesi neticesinde römorkta hasar meydana geldiğini, davalı sigorta eksperi tarafından römorkta yapılan tespitte römorkun tamirinin ekonomik olmadığını beyanla römorkun pert-total edilmesini belirtmesine rağmen sigortanın kazanın belirtilen yerde olmadığını beyanla römorkun hasarını ödemediğini bu nedenle 10/12/2020 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında müvekkiline ait aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin değerine karşılık şimdilik 100-TL sigorta tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, müvekkili olan sigorta şirketine hasar ihbarında bulunurken doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü kötü niyetli olarak ihlal etmiş olduğunu, tazminat talebinin bu nedenle müvekkili olduğu şirketçe haklı şekilde reddedildiğini, davacının, haksız ve kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması HMK gereğince mümkün olmadığından davanın HMK 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini hiç bir şekilde kabul etmemekle birlikte, davacının iddiasına göre davaya konu alacak miktarının hasar dosyasında yapılan ekspertiz incelemesine göre belli olduğunu, haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına |karar verilmesini talep etmiştir.

Dilekçelerin teatisi aşamasının usulüne uygun tamamlandığı anlaşılmakla tahkikat aşamasına geçilmiştir.

DELİLLER

Davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı, araçların tescil belgeleri, SBGM'ye yazılan müzekkere cevabı, tanık beyanları, Sigortacı ve Makineci bilirkişi tarafından hazırlanan 01/06/2022 tarihli kök ve 23/11/2022 tarihli ek heyet raporu, Makineci bilirkişiler, sigorta bilirkişileri ve otomotiv bilirkişisi tarafından hazırlanan 27/03/2023 tarihli heyet raporu dosya arasındadır.

Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine sigortacı bilirkişi ... ve makine mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilen 01/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı aracındaki 10/10/2020 tarihinde kömür boşaltımı sırasında sağ yana devrilmesi sırasında römorkunda oluşan 150.000,00- TL 'lik hasarın poliçe tarih aralığı içerisinde meydana gelmekle birlikte kaza ile hasar arasında illiyet bağının bulunduğu ve davalı sigortanın poliçe sorumluluğunda olduğu, poliçe kapsamında %35 tenzili muafiyet uygulanmakla davalının, davacıya 97.500,00-TL ödeme yapması gerektiği, römorkun davacıda kalması halinde ise 62.500,00- TL ödeme yapılması gerektiği hususunda kanaat bildirildiği, yapılan itirazlar üzerine dosyanın yeniden tevdisi neticesi önceki rapor sunan bilirkişi heyetinin yanına sigortacı bilirkişi ... de eklenmekle hazırlanan 23/11/2022 tarihli ek raporda ise, aracın kantar fişlerine göre ağırlığının azami yüklü ağırlığı aşmış olması sebebi ile davacı aracının uğradığı zararının istiap haddinin aşılmasında teminat dışında olacağı hususunda kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce raporlara yapılan itirazlar kapsamında dosyanın önceki bilirkişiler yanına bu sefer otomotiv bilirkişisi ... ve makine bilirkişisi ... da eklenmek suretiyle oluşturulan beş kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve taraflara tebliğ edildiği anlaşılan 27/03/2023 tarihli raporda ise, hasarın 115.000,00- TL olduğu, hasarın istiap haddinin aşılmasının etken olmadığı, hasarın boşaltma sırasında kasanın her iki ucundaki ağırlık farkından dolayı yana yatması sonucu oluştuğu, aracın ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması yahut böyle bir cisme çarpması şeklinde meydana gelmediği, hasarın genel şartlar A.1.B maddesine istinaden teminat kapsamında bulunmadığı, kabul halinde ise davacının 115.000,00- TL'lik tazminatı yönünden 11/01/2021 tarihinde temerrüte düşeceği, yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından sunulan 28/04/2023 tarihli dilekçe ile başlangıçta 1.000 TL olarak belirtilen hasar tazmin talebinin rapor doğrultusunda arttırılmakla 115.000,00 TL olarak ileri sürüldüğünün belirtildiği ve bu tutarın davalı yana ilk başvuru tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya ait kömür işletmeciliği yapan römorkun devrilmesi suretiyle hasarlanmasında kaza ile hasar arasında illiyet bağı olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin red gerekçesinin uygun olup olmadığı, sigorta ödemesinin bu kapsamda doğup doğmadığı, kaza nedeniyle hasarlanmış ise miktarının ne olduğu, davalıdan kasko poliçesi kapsamında hasarların tazmini talep edilip edilemeyeceği, edilecek ise davacının davalıdan ne kadar tazminat talep edebileceği hususlarına yönelik kasko poliçesi temelinde maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar dosyaya birden fazla rapor kazandırılmakla birlikte rapora itirazlarda bulunulmuş ise de, ilk kazandırılan ve üçlü bilirkişilerce hazırlanan kök ve ek raporun yeterli teknik inceleme içermediği, tenzili muafiyet uygulanması yönündeki görüşe ise aracın sigorta öncesinde pert kaydı olması halinde uygulanması gerektiği, fakat hasar öncesinde aracın pert kaydının olmadığı, buradan hareketle tenzili muafiyet yönündeki görüşün de doğru olmayacağı, rapora yapılan itirazların yeterli teknik incelemeyi içerdiği her ne kadar teminat kapsamı yönünden görüşe iştirak edilmeyip, bunun resen değerlendirilmesi gereken görüş olması sebebiyle sigortacı bilirkişinin bu anlamdaki görüşüne iştirak edilmese de kazandırılan 27/03/2023 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmekle, yapılan itirazların reddi gerektiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında incelendiğinde; 10,12.2020 günü İzmir ili Kınık ilçesi Hamzaocalı mahallesinde bulunan ... Kömür işletme işyerinde ... plakalı çekiciye bağlı... plakalı yarı römork ile kömür boşaltması yapıldığı sırada römorkun sağ tarafa devrilmesi neticesinde römorkta hasar meydana geldiği,... plakalı aracın... no.lu numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi, 13/11/2020 - 13/11/2021 tarih aralığında davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, 10.12.2020 tarihli hasarın poliçe vade aralığı içinde gerçekleştiği, Davacı tanığı ...beyanında; yarı römork tır yükünü boşaltmak için damper kaldırdığı sırada yükünü boşaltırken sağına devrildiğinin beyan edildiği, Kazanın oluş biçimi ve araç üzerindeki hasarların uyumu yönünde olumlu kanaat oluşmuş olduğu göz önüne alındığında meydana gelen olay nedeniyle davaya konu aracın devrilmesi sonucu hasarlanmasında illiyet bağı olduğunun anlaşıldığı, ... plakalı aracın 198746620 no.lu numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde; Poliçenin Teminat hakkında genel bilgiler bölümünün 1.A. kısmında; "Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması,devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar" şeklinde kazaların teminat altına alındığı,

01/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Jandarma tarafından yapılan kaza ihbarı neticesinde kazanın olduğu işletmeye gidildiğinde, kamera kaydının bulunmadığının, ancak tanık beyanları nazara alındığında devrilmenin dorsenin kapağının açılmaması neticesinde dorsenin içerisinde bulunan kömürün sağa yaslanması neticesinde dorsenin devrilmiş olabileceği,kaza nedeni ile sigortanın teminat kapsamında sorumlu bulunduğunun kanaatine varıldığın belirtildiği, 01/06/2022 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetine ayrıca katılan makine mühendisi bilirkişi dahilinde alınan 02/12/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; yine kazanın oluşumu ile ilgili; kazanın dorsenin arka kapağının açılmaması neticesinde dorsenin içerisinde bulunan kömürün sağa yaslanması neticesinde dorsenin devrilmiş olabileceği kanaatine varıldığını belirtmekle, dorsenin ruhsat içeriğinde; yarı römork olduğu, römorkun azami yüklü ağırlığının 34.000kg, net ağırlığının 6.800kg ve istihap haddinin 27.200kg olduğu, çekicinin ruhsatı incelendiğinde;çekicinin yük ağırlığının 18.000kg ve çekicinin kendi ağırlığının 8.133kg olduğu, toplam katar ağırlığının ise 40.000Kg olduğu ruhsat incelemesinden anlaşıldığı, dosya içerisine sunulan ancak mühür bulunmayan kantar fişinde toplam ağılığının 41.060kg olduğunun belirtildiği, bu kapsamda aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklı zararların teminat dışında kalacağının belirtilmesi neticesinde her iki rapor arasında çelişki ve farlılık bulunması nedeni ile Mahkemece 02/12/2022 havale tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetine ayrıca katılan sigorta ve otomotiv mühendisi bilirkişi dahilinde alınan 30/03/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; Dorsenin davaya konu 2020 model 10/12/2020 tarihinde saat 18:13 sularında gerçekleşen kaza öncesinde,“PERT Kaydı olduğuna dair” dosya içeriğinde bir kayıt/delil bulunmadığı, Tazminata konu... plakalı yarı römork/ dorsenin, davaya konu 10/12/2020 tarihli ve yaklaşık 18:13 kazası sonrasında, kazanın oluş şeklini araç sürücüsünün (Araştırma şirketine verdiği yazılı beyanda) Beyan Yazısında “..... tesisimiz içine boşaltırken, dorse muhtemelen “yük nemli olduğundan, yapıştığı için devrilmiş” şeklinde olduğu, otomotiv bilirkişi tarafından yapılan tespitte; “Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller İle Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmeliği” 7. Madde “Tartı toleransı uygulaması bölümü fazla yükleme oranları hesabı baz alınması durumunda, (aracın azami ağırlığının o 3,75*i)+ 500 kilogram formülü dahilinde) Tartı Toleransının toplam 42.000 kg olduğu, bu kapsamda araçların yüklenmesine ilişkin ölçü ve usuller ile tartı ve boyut ölçüm toleransları hakkında yönetmeliği” 7. Madde “Tartı toleransı uygulaması bölümü fazla yükleme oranları hesabı baz alınması durumundaKazanın; çekici ile arkasındaki bağlı römork dorsenin, araç katarı hareketsiz halde iken, durur vaziyette iken, dorsedeki yükün dorse damperinin kaldırılarak boşaltılması esnasında vuku bulduğu, bu nedenle olayda 40.000 kg ve toleransı hariç) max. katar ağırlığından daha çok, sadece (teknik bakımdan), dorsenin yüklü ağırlığı bakımından, dorsede net yük ağırlığının kazaya sebebiyet verme durumu ve illiyeti açısından değerlendirme yapılması gerektiği görüş ve kanaatinde olduğumuz, bu şekilde (teknik bakımdan birdeğerlendirme yapıldığında), kaza anında max. 27.200 kö olması gereken Dorse max yük ağırlığının Net olarak 27.500 kg olduğu, aradaki 300 kg (dorse yükü bakımından, fazla yük toleransı da dikkate alınmasa bile) fazla yükün, kazanın oluşuma etken olmayacağı yönünde teknik görüş belirtildiği; bu hali ile kaza ile araç hasarı arasında illiyet bağı bulunduğu, aracın istiap haddinin aşılmasının dahi kazanın oluşumuna etken olmayacağı ayrıca meydana gelen olayın aracın yüklemesi sırasında sağ ve sol yanlarındaki oluşan ağırlık farkından dolayı aracın yana yatması sonucu oluştuğu sabit olduğundan kasko sigortası genel şartlar A.1.b maddesinde belirtilen şekilde olay meydana gelmediğinden bu madde kapsamında hasarın teminat dışında kaldığı yönündeki görüş benimsenemeyeceğinden olayda savunmanın aksine oluşan hasarın teminat kapsamında meydana gelen hasarlardan ortaya çıktığı kanaatine varılmıştır.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 10/12/2022 tarihinde ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı... plaka sayılı römorkun kömür yüklemesi sırasında sağ yana yatarak devrildiği, aracın azami istiap haddinin 42 ton olduğu, kantar tartım fişlerine göre bu sınırın altında araçta yük olduğu, römorkun yana devrilmesi neticesi römork hasar onarım bedelinin yedek parça işçilik ve KDV dahil 145.612,00- TL olacağı, hasar konusunun rayiç değerinin 150.000,00-TL olarak hükme esas alınan bilirkişi raporuyla anlaşılmakla, hasarın rayiç değerin %50'sini aştığından römorkun pert olarak kabul edilmesi gerektiği, buradan hareketle soltaj değerinin 35.000,00-TL olduğu yönündeki kanaat göz önüne alındığında bu kazadan dolayı römorktaki gerçek hasar miktarının 115.000,00-TL olacağı, az yukarıda da belirtildiği gibi araçtaki yükün kazanın oluşumuna etken olmadığı gibi hasarın kasko sigortası genel şartlar A.1 maddesinde belirtilen teminat dışında kalan haller bölümüne girmediği, buradan hareketle limit dahilinde olduğu tespiti yapılan 115.000,00-TL'lik davacının uğradığı hasardan davalı yanın sorumlu olacağı anlaşılmakla birlikte, davalı yan yönünden düzenlenen kesin ekspertiz rapor tarihinden on iş günü sonrasına karşılık gelen ve kasko sigortası genel şartları 3.3.4 maddesi ile belirlendiği üzere 11/01/2021 tarihi itibari ile talep edilebilecek tazminat tutarı yönünden davalı yönünden temerrüte düştüğü kanaati ile ve talebin avans faizi ile davalıdan tahsili yönündeki talep bakımından hasarın ticari vasıftaki araçta meydana gelmesi sebebiyle talebinde hukuki yararın bulunduğu göz önüne alınmakla açılı davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere

1.DAVANIN KABULÜ İLE; 115.000,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirket yönünden temerrüt tarihi olarak takdir olunan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz uygulanmak sureti ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 7.855,65-TL karar ve ilam harcından, evvelce alınan peşin ve tamamlama harcından oluşan 2.006,30-TL harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 5.849,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu hususta tahsil harç müzekkeresi yazılmasına,

3.Davacı tarafından yapılan toplam 2.065,60-TL harç ile gider avansından yatırılan ve kullanılan 4.469,10-TL 'den oluşan toplam 6.534,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun gider avans tarifesinin 5.maddesi gereği davacıya iadesine,

4.Davalı tarafından yatırılan gider avansı kullanılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, avansın 6100 Sayılı HMK'nun gider avans tarifesinin 5.maddesi gereği davalıya iadesine,

5.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 18.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ..

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog