7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/07/2022 tarihinde ...'e ait fakat ...'in idaresindeki... plakalı araç ile seyir halinde iken ...'e ait fakat ...'in idaresindeki... plakalı araca çarpması neticesinde... plakalı aracın da çarpmanın etkisi ile ...'un idaresindeki... plakalı araca çarptığını, meydana gelen trafik kazasında sürücü ...’in %100 kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortaladığı aracın %100 kusurlu olduğunun kabul edildiğini ve yapılan ödemenin de bu kusur oranı üzerinden yapıldığını, sigorta şirketi tarafından eksik ödeme hasar hesaplaması ile ilgili olup kusur ile ilgili olarak bir ihtilaf bulunmadığını, , ...'e ait... plakalı aracın hasar onarımının... Servisi tarafından gerçekleştirildiğini, gerçekleşen kaza sonrası hasar gören araç için davalı sigorta şirketinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, araç onarıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından 22.310,63-TL ödeme yapıldığını, alınan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere araçta meydana gelen hasarın onarımı için yedek parça ve işçilik ücreti olarak 73.228,33-TL belirlendiğini ancak kısmi ödeme yapıldığını, ekspertiz rapor ücreti ve ayrıca 413,00-TL çekici ücreti ödendiğini, davalı sigorta şirketinin bu giderlerden de sorumlu olduğunu, bakiye hasar onarım bedeli, çekici ücreti ve ekspertiz rapor ücretinin davalı sigorta şirketinden 30/09/2022 tarihinde talep edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonra da dava şartı kapsamında arabulucuya başvuru yapıldığını, anlaşılamadığını, netice itibari ile kazaya sebebiyet veren ...'e ait... plakalı aracın ZMMS sigortası 42151020 poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğundan... plakalı araç ile ilgili olarak bakiye hasar bedelinden, çekici ücretinden ve ekspertiz rapor ücretinden sigorta poliçe limitleri kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunu belirterek... plakalı araç ile ilgili olarak bakiye hasar onarım ücreti olarak şimdilik 50,00-TL, çekici ücreti olarak şimdilik 50,00-TL olmak üzere alacak kalemleri ile ilgili olarak fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile bakiye hasar onarım ücreti ve çekici ücreti için sigorta şirketine başvuru tarihi olan 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile şimdilik 100,00-TL'nin taraflarına ödenmesine, arabuluculuk sürecinde müvekkilinin vekil ile temsil edilmesinden dolayı A.A.Ü.T.'nin 16. maddesi kapsamında vekalet ücreti, yargılama gideri, 350,00-TL ekspertiz rapor ücreti ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça süresi içinde usulüne uygun cevap dilekçesi sunulmamıştır. DAVA KONUSU :
Dava, davacıya ait... plaka sayılı araçta 05/07/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşun hasar bedelinin belirlenmesi ile sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin mahsup edilmesi ile birlikte belirlenecek bakiye hasar talebi kapsamında bir miktar tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.
1180.bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, bir trafik alanında uzman ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 31/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluşu ve ihlaller bakımından... plakalı otomobil sürücüsünün önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı,... plakalı otomobil sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı; davaya konu... plakalı ...cın hasar onarım bedelinin (Dosyaya sunulu Eksper ... Trafik Poliçesi Hasar Ekspertiz Raporu ile ... (... Oto) firması Onarım Faturasına göre) 48.757,91 TL yedek parça, 13.300,00 TL işçilik olmak üzere toplam 62.057,91 TL+kdv, kdv dahil 73.228,33 TL olduğu, bu bedellerin iskontosuz orijinal parça bedellerinin olduğu, piyasa ile uyumlu olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde, dava öncesinde davalı sigortanın 22.310,63 TL ödeme yaptığını beyan ettiği, bu bedelin nasıl tespit edildiğine dair bir belgenin dosya içeriğine sunulu olmadığı, anılı bedel iş bu raporda tespit edilen değerden düşülmesi durumunda (73.228,33 TL-22.310,63 TL) bakiyenin 50.917,70 TL olacağı; kaza ile hasarın ve onarımın uyumlu olduğu; ekspertiz ücretinin (350,00 TL olarak) makul bir değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hususlarının hukuki bir konu olması nedeniyle, değerlendirmesi ve taktirinin mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın dava dilekçesinde 413,00-TL çekici ücreti ödendiğini beyan ettiği, buna ilişkin ödeme belgesinin dosya içeriğinde sunulu olmadığı, 07.05.2022 kaza tarihi bakımından, İzmir içerisinde KDV dahil 413.00 TL çekici bedelinin makul bir bedel olduğu hususlarında görüş ve kanaatlerini içerir raporlarını dosyaya sunmuşlardır.
Davacı vekili 31/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 51.330,70 TL’nin davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 30/09/2022 tarihinden işleyecek ticari faizi ile tahsiline, arabuluculuk sürecinde müvekkilinin vekil ile temsil edilmesinden dolayı A.A.Ü.T.'nin 16. maddesi kapsamında vekalet ücreti, ekspertiz rapor ücreti için ödenen 350,00 TL (yargılama gideri olarak) ve yargılama için yapılan yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi heyetinin 31/05/2023 havale tarihli raporu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigortalı araç sürücüsünün trafik kazasının meydana gelmesinde etken olduğu, bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere kaza neticesinde davacıya ait araç açısından hasarın onarım bedelinin 73.228,33 TL olduğu, dava dilekçesinde belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi tarafından davacı yana 22.310,63 TL ödeme yapıldığı dikkate alınarak; 50.917,70 TL bakiye hasar kaybı tazminatının poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekili tarafından ödeme belgesi sunulmayan ve ispatlanamayan çekici ücreti talebinin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,
A)50.917,70 TL bakiye hasar kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) 413,00-TL çekici ücreti talebinin reddine,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.478,19-TL karar ve ilam harcından, 80,70-TL peşin harç ile 875,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.522,49-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından sarf olunan 58,00-TL e-tebligat masrafı, 3,00-TL KEP ücreti, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 350,00-TL ekspertiz ücreti, 80,70-TL başvurma harcı 80,70-TL peşin harç, 875,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 3.847,40-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 3.816,62-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
4.7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 3.095,04- TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 24,96-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5.Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 413,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/10/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)