6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin tekstil sektöründe ticaretle iştigal eden bir kuruluş olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinden muhtelif ... peluş ürünü için fiyat istediğini, müvekkilinin de davalı alıcıya ürünlerin birim fiyatları, miktarı ve ödeme şartlarını gösteren teklif sözleşmesini sunduğunu, sözleşmeyi her iki tarafın da imzaladığını ve sözleşmede yer alan "Teklif sözleşmesini alıcının onayı yukarıdaki şartların tamamının kabulü anlamına gelmektedir" düzenlemesi uyarınca teklif sözleşmesindeki hükümlerin davalı/alıcı için bağlayıcı hale geldiğini, müvekkili şirket ile davalı/alıcının sözleşmeyi bu şekilde karşılıklı imzaladığını ve taraflar arasında alım satım sözleşmesi kurulduğunu, mal tesliminin yapıldığını, sözleşmeye göre iki kalem mal için 69.990,48-$ (KDV dahil) ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre 69.990,48-$ bedelin sözleşme tarihi olan 13.07.2021'deki TL karşılığının 605.242,68-TL olduğunu, ancak davalı tarafın ödemelerini TL cinsinden olarak ileri tarihli (vadeli) muhtelif meblağlarda çekler ile yaptığını, çeklerin ileri tarihli olduğu için çeklerin ödendiği tarih itibariyle kur farkının oluştuğunu, sözleşmede vadeli çeklerde vade tarihindeki döviz satış kurunun baz alınacağının belirtildiğini, buna istinaden kur farkı bedelinden kaynaklı 279.376,12-TL + 22.350,09-TL (%8 KDV) = 301.726,61-TL tutarında cari alacak bakiyesi oluştuğunu, bunun üzerine müvekkili şirketin, davalı/alıcıya kur farkından kaynaklı e-fatura düzenlediğini, ancak davalı şirketin bu faturayı alınca müvekkili şirkete aynı tutarda ''Kur farkı iade'' açıklamalı bir e-faturayla karşılık verdiğini, taraflar arasında bu şekilde süre giden fatura/iade faturası teatisinin bir anlamının bulunmadığını, davalı/alıcının kestiği iade fatura/lar/ının ne maddi ve ne hukuki bir mesnedinin olmadığını, sözleşmeye de aykırı olduğunu, nihayet, müvekkili şirketin, davalı/alıcıya 25/03/2022 tarih, ... numaralı ve 301.726,21-TL tutarlı Kur Fark Bedeli açıklamalı e-faturayı kestiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine hakkında ...
6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamaması üzerine işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, takibe konu 301.726,61-TL asıl alacağa sözleşme tarihi olan 13/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek TCMB ticari avans faizi uygulanmasına, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalı/Borçlunun, takip çıkış tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, bu mümkün olmadığı taktirde davaya alacak davası şeklinde devam olunarak dava konusu 301.726,61-TL asıl alacağın TCMB ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; 13.07.2021 Tarihli sözleşme incelendiğinde yetki şartı konduğunu ve uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığının görüleceğini, işbu sebeple dava dosyasının yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, yine aynı sözleşmede müvekkilinin, kendi el yazısıyla şerh düşmek suretiyle ödemelerin ne şekilde yapılacağına dair açıklamada bulunduğunun görüleceğini, işbu şerhe göre ödemenin; satış bedelinin %50'si için 90 günlük çekle, diğer %50'si için 130 günlük çekle yapılacağını, taraflar arasında senelerdir sürmekte olan ticari ilişki söz konusu olup artık taraflar arasında teamül haline gelmiş olan bir ödeme düzeni bulunduğunu, taraflar arasında gerçekleştirilen ticari ilişkiler sebebiyle bu zamana kadar bir anlaşmazlık söz konusunun olmadığını, taraflar arasında teamül haline gelmiş olan ödeme düzeni uyarınca 13.07.2021 tarihli sözleşmede de düzenleme yapıldığını, her iki tarafında tacir olduğu işbu sözleşmede bu şekilde ödeme planı kararlaştırılmış olup sözleşme serbestisi kuralı gereğince sözleşmenin, tarafların karşılıklı irade beyanlarına göre yorumlandığını, sözleşmeye ödeme hususunda konmuş olan bu şerhe uygun şekilde (satış bedelinin %50'si için 90 günlük çekle, diğer %50'si için 130 günlük çekle) ödemeler yapıldığını ve borcun tamamının müvekkilince ödendiğini, ödemenin çeklerle yapıldığı hususunda bir çekişme bulunmadığını, çek bedellerinin davacıya ödendiği hususunun davacının da kabulünde olduğunu, işbu sebeple davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını beyanla icra takibine yapmış olduğu itiraz hukuka uygun olduğundan davanın reddine, davasında haksız ve kötü niyetli olan davacı/alacaklının, takip çıkış tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ...
6.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, taraf şirketlerin BA-BS formları celbedilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 31/10/2024 tarihli duruşmasında ''Davalı vekilinin tanık dinletme talebinin, tanık dinletmek istediği hususların tanıkla ispatı mümkün olmamakla reddine'' karar verilmiştir.
Mahkememizin 30/11/2023 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli ile taraflar arasında teamül haline gelmiş bir ödeme düzeni bulunup bulunmadığının tespiti için tarafların 2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... ve Borçlar Mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı ... tarafından tanzim edilen 12/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md.
222.sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu,
Davacı tarafa ait yasal defter kayıtlarına göre 16.08.2022 takip tarihi itibari ile davacı asıl alacağının 301.726,61-TL'si olduğu,
Davalı tarafa ait yasal defter kayıtlarına göre ise işbu dava konusu fatura iade edildiğinden dolayı 16.08.2022 takip tarihi itibari ile davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, -Taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarındaki ticari ilişkinin Döviz bazlı olup olmamasına ilişkin olduğu, Rapor içeriğinde açıklandığı üzere matbu teklif içerisinde taraflar arasındaki ilişkin döviz bazlı olacağı hükmünün Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda davacının teklif kapsamında 13.07.2021 tarihi sonrasında sattığı 71.998,90-USD ürün karşılığında ödeme tarihleri itibari ile davalı taraftan 50.679,87-USD tahsilat yapmış olacağı, bu durumda davacının davalı taraftan takip tarihi itibari ile 21.319,03-USD asıl alacaklı olacağı, işbu alacağın takip tarihi itibari ile karşılığının 14.8068 kur üzerinde 315.666,613-TL'si olacağı ancak davacının işbu davada takibe konu ettiği tutarın 301.726,61-TL'si olduğu,
Yukarıda ve rapor içeriğinde ifade edildiği üzere taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme içerisinde (Teklif) matbu olarak yer alan “Ürün/mal bedeli döviz satış kuru bazlıdır. Ödeme gününe ait TC Merkez Bankası ABD Doları satış kuru üzerinden hesap yapılacaktır. Vadeli çeklerde vade tarihindeki döviz satış kuru baz alınacaktır.” Maddesi tek başına baz alındığında davacının 16.08.2022 takip tarihi itibari ile talepte bağlılık ilkesi doğrultusunda davalı taraftan 301.726,61-TL asıl alacaklı olacağı,
Davalı tarafın TBK. m 117 uyarınca rapor içeriğinde ayrıntısı verildiği üzere 16.08.2022 Takip tarihi itibari ile mütemerrit olduğu nazara alındığında takip tarihi öncesinde işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığı,
16.08.2022 tarihli 301.726,61-TL'lik takip miktarı ile karşılaştırıldığında herhangi bir fazla talebin olmadığı,
Bu itibarla takibin 301.726,61-TL'si üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 16.08.2022 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 301.726,61-TL'sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince TCMB tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası %10,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası %31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası %36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası %41,75; 01.01.2024 sonrası %44,25) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, -Diğer taraftan Sayın Mahkemenin Teklif sözleşmesinin altında yazılı olan açıklamalarda vadeli çek alınacağı beliritlmiş olmakla birlikte söz konusu durumda satışların dövizli olacağına dair açık bir ifade bulunmadığı gibi fatura üzerinde de söz konusu TL bedelin USD karşılıklarının da yazılı olmaması ve ayrıca taraflar arasında daha öncesinde uygulanan ve davalı tarafça kabul edilen herhangi bir kur farkı faturası bulunmadığından tarafşar arasındaki ilişkinin döviz bazlı olamayacağına kanaat getirmesi halinde ise davacının 16.08.2022 takip tarihi itibari ile herhangi bir hak ve alacağının olamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 09/05/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu ara karar doğrultusunda 12/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; -Davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md.
222.sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu,
Davacı tarafa ait yasal defter kayıtlarına göre 16.08.2022 takip tarihi itibari ile davacı asıl alacağının 301.726,61 TL'si olduğu,
Davalı tarafa ait yasal defter kayıtlarına göre ise iş bu dava konusu fatura iade edildiğinden dolayı 16.08.2022 takip tarihi itibari ile davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, -Taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarındaki ticari ilişkinin Döviz bazlı olup olmamasına ilişkin olduğu, Rapor içeriğinde açıklandığı üzere matbu teklif içerisinde taraflar arasındaki ilişkin döviz bazlı olacağı hükmünün Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda davacının teklif kapsamında 13.07.2021 tarihi sonrasında sattığı 71.998,90-USD ürün karşılığında ödeme tarihleri itibari ile davalı taraftan 50.679,87-USD tahsilat yapmış olacağı, bu durumda davacının davalı taraftan takip tarihi itibari ile 21.319,03-USD asıl alacaklı olacağı, işbu alacağın takip tarihi itibari ile karşılığının 14.8068 kur üzerinde 315.666,613-TL'si olacağı ancak davacının işbu davada takibe konu ettiği tutarın 301.726,61-TL'si olduğu,
Yukarıda ve rapor içeriğinde ifade edildiği üzere taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme içerisinde (Teklif) matbu olarak yer alan “Ürün/mal bedeli döviz satış kuru bazlıdır. Ödeme gününe ait TC Merkez Bankası ABD Doları satış kuru üzerinden hesap yapılacaktır. Vadeli çeklerde vade tarihindeki döviz satış kuru baz alınacaktır.” Maddesi tek başına baz alındığında davacının 16.08.2022 takip tarihi itibari ile talepte bağlılık ilkesi doğrultusunda davalı taraftan 301.726,61-TL asıl alacaklı olacağı,
Davalı tarafın TBK. m (117 uyarınca rapor içeriğinde ayrıntısı verildiği üzere 16.08.2022 Takip tarihi itibari ile mütemerrit olduğu nazara alındığında takip tarihi öncesinde işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığı,
16.08.2022 tarihli 301.726,61 TL'lik takip miktarı ile karşılaştırıldığında herhangi bir fazla talebin olmadığı,
Bu itibarla takibin 301.726,61 TL.si üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 16.08.2022 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 301.726,61-TL'sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince TCMB tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası %10,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası %31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası %36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası %41,75; 01.01.2024 sonrası %44,25) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, -Diğer taraftan Sayın Mahkemenin Teklif sözleşmesinin altında yazılı olan açıklamalarda vadeli çek alınacağı belirtilmiş olmakla birlikte söz konusu durumda satışların dövizli olacağına dair açık bir ifade bulunmadığı gibi fatura üzerinde de söz konusu TL bedelin USD karşılıklarının da yazılı olmaması ve ayrıca taraflar arasında daha öncesinde uygulanan ve davalı tarafça kabul edilen herhangi bir kur farkı faturası bulunmadığından taraflar arasındaki ilişkinin döviz bazlı olamayacağına kanaat getirmesi halinde ise davacının 16.08.2022 takip tarihi itibari ile herhangi bir hak ve alacağının olamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları teknik açıdan yeterli, denetime açık ve bilimsel verilere dayalı görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ...
6.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyanın dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 301.726,61-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur.
HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Davacının takip ve dava tarihi itibariyle 13.07.2021 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafından takip konusu fatura alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının tyetki itirazının yerinde olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiştir.
Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede ''Ürün/mal bedeli döviz satış kuru bazlıdır. Ödeme gününe ait TCMB ABD Doları satış kuru üzerinden hesap yapılacaktır. Vadeli çeklerde vade tarihindeki döviz satış kuru baz alınır.'' hükmünün yer aldığı görülmektedir.
İddia, savunma, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre; eldeki davada ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, taraflar arasında sözleşme kurulduğu yönünde herhangi bir ihtilafın olmadığı,
Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporları ile yukarıdaki sözleşme hükmü nazara alınarak davacının teklif kapsamında 13.07.2021 tarihi sonrasında sattığı 71.998,90-USD ürün karşılığında ödeme tarihleri itibari ile davalı taraftan 50.679,87-USD tahsilat yapmış olduğu, bu durumda davacının davalı taraftan takip tarihi itibari ile 21.319,03-USD asıl alacaklı olduğu, işbu alacağın takip tarihi itibari ile karşılığının 14.8068 kur üzerinde 315.666,61-TL'si olduğu ve fakat talebe bağlılık ilkesi uyarınca davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği ve alacağın(301.726,61-TL) ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının faturaya dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile,
İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 301.726,61-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /
1.Davanın KABULÜNE, davalının ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 301.726,61-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 301.726,61-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda ticari avans faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla birlikte devamına,
2.Hükmolunan 301.726,61-TL'nin %20'si oranında (60.345,32-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 20.610,94-TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 3.644,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.966,83-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 48.276,26-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 3.644,11-TL peşin harç, 179,90-TL başvuru harcı, 5.800,00-TL bilirkişi ücreti ve 212,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 9.836,01-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7.Davalı tarafça yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸