2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ....... no'lu Trafik Sigortasi Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ...... plakalı araç, 23.09.2022 tarihinde8/8 kusurlu olarak olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ...... plakalı araca çarpmış ve hasarlanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, kaza sebebiyle tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre ........ plakalı araç sürücüsünün kazada 8/8 kusurlu olduğu ve olay yerini terk etmiş olduğunun sabit olduğu, söz kaza ve hasar sebebiyle müvekkili şirket tarafından;- ..... plakalı aracın sigorta şirketi ..... Sigorta A.Ş.'ye 30.12.2022 tarihinde12.266,22.-TL hasar tazminatı, ........ plakalı araç maliki tarafından müvekkil şirkete Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ....... E. sayılı dosyası ile açıları değer kaybı tazminatı davası nedeniyle verilen kararın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ....... E. sayılı dosyası İle icra takibine konulması sonucu müvekkili şirketin icra dosyasına 24,07.2023 tarihinde 24.833,14.-TL Değer Kaybı Tazminatı olmak üzere toplam 37.099,36.-TL tazminat ödenmiş olduğunu, müvekkili tarafından icra dosyasına yapılan 24,833,14.-TL ödeme; tahkim dosyası vekalet ücreti ve icra dosyası vekalet ücreti toplamı olan 11.713,76.-TL üzerinden yasal zorunluluk olarak kesilmesi gereken ve devlete ödenmek üzere stopaj kesintisi (1.952,29.-TL) ve KDV Tevkifatı Kesintisi(976,15.-TL) yapılarak ödeme yapılmış olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamını, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete yöneltilecek herhangi bir talebi bulunmadığını, ancak davacının iddia ettiği gibi bir talebi olduğu düşünülse dahi bu talebin zamanaşımına uğradığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu bir davanın hangi yer mahkemesinde açılacağı hususunun belirlendiğini, Kanunda bir davanın kesinlikle söz konusu yerdeki mahkemede açılacağına ilişkin bir düzenleme varsa söz konusu davanın başka mahkemede ikame edilemeyeceğini, bu hususun kesin yetki halini oluşturacağını, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu sebeple davacının haksız ve hukuka aykırı davasının, gerekli usul şartlarını taşımadığından, öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, müvekkilinin ........ plakalı aracın maliki olduğını, bahse konu kazada kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın gerçekten müvekkili şirketin aracı ile mi gerçekleştiği, gerçekleşti ise sürücünün olay yerini terk edip etmediği, etti ise zorunlu bir hal sebebiyle mi ettiğinin belli olmadığını, buna rağmen Davacı, sürücünün olay yerini terk ettiği ve kusurlu olduğu gerekçeleriyle rücu hakkına sahip olduğunun iddia edildiğini, ancak sigorta şirketinin rücu edebileceği konuların yasada sınırlı olarak sayıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla salt olay yerini terk gerekçesi ile rücu talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın, müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak, hukuka ve usule aykırı olarak açılan davanın öncelikle usulden, Mahkeme kanaatte ise esastan reddini, davacının, haksız ve iyi niyetten uzak bir şekilde başlatmış olduğu takip nedeniyle yüzde 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacının ZMMS kapsamında sigortacısı, davalının maliki olduğu ........ plakalı araç ile dava dışı üçüncü kişiye ait ........ plakalı araçlara arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiası ile dava dışı ..... Sigorta'ya ödenen hasar bedeli ile sigorta tahkim komisyonu kararı uyarınca ödenen değer kaybı bedeli ve ferilerinin tahsili istemi ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce hasar dosyası, sigorta tahkim dosyası, servis kayıtları, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. -Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 37.099,26 TL asıl alacak ve 3.059,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.158,76-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının "Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve borçlunun maliki olduğu ........ plakalı aracın 23.09.2022 tarihinde %100 kusurlu ve olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ........ plakalı araca çarpması sonucu; çarptığı araç için ödenen hasar ve değer kaybı tazminatının T.S.G.Ş. B.4/f gereğince rücuen tahsili talebi" olduğu, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere poliçe ve sigorta tahkim komisyonu kararı uyarınca ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. -Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. -Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır. -Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır. -Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir. -TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle bağlı kalmak kaydıyla dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı tarafça ödenen hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bir adli trafik, bir makine mühendisi ve bir sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/08/2024 tarihli raporda özetle; meydana gelen dava konusu kazanın oluşumunda, davalı .... Ticaret ve San. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu ....... plaka sayılı aracın sürücüsünün %100 oranında olmak üzere tam ve asli kusurlu olduğu; dava konusu kazanın oluşumunda, dava dışı ...... İ’nin maliki olduğu ....... plaka sayılı aracı park eden sürücünün aniden gerçekleşen olay sırasında kısa sürede alabileceği bir tedbir olmadığından atfı kabil kusuru olmayacağı ve kusursuz olduğu; dava dışı ...... ’nin maliki olduğu ........ plaka sayılı araçta 24.532,39 TL hasar miktarı ve 10.000,00 TL değer kaybı zararı olduğu, davacı tarafça ödenen hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu; ....... plaka sayılı aracın firari sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olması sebebiyle, araç maliki davalı ..... Ticaret ve San. Ltd. Şti.’nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...... ‘nin mülkiyetinde bulunan ....... plaka sayılı araçta kaza sonucunda gerçekleşen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100’ü oranındaki kısmından araç maliki ve işleticisi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; gerçekleşen zararın, davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile ....... plaka sayılı aracın maliki, davalı ..... Ticaret ve San. Ltd. Şti.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 16.07.2022 başlangıç 16.07.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ....... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 100.000,00-TL, olduğu, davacı ..... Şirketi‘nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; gerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ...... ’nin mülkiyetinde bulunan ....... plaka sayılı araçta meydana gelen zararın davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ....... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 100.000,00-TL tutarındaki poliçe teminat limitini aşmadığı; 23.09.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; davalı ..... Ticaret ve San. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu ....... plaka sayılı aracın firari sürücüsünün %100 oranındaki kusuru nispetinde, ....... plaka sayılı araçta gerçekleşen 24.532,39-TL(KDV dahil) tutarındaki maddi zarar ve 10.000,00-TL tutarındaki değer kaybı zararı olmak üzere toplam 34.532,39-TL tutarındaki zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı sıfatı ile davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından zarar gören ....... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ......’ye ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; dava konusu olay sebebi ile gerçekleşen zarar kapsamında davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından; dosyada mübrez 15.04.2024 tarihli dava dilekçesinde 12.266,22-TL tutarında asıl alacak maddi zarar tazminatının ....... plaka sayılı aracın kasko sigorta poliçesi kapsamında onarımını gerçekleştirilmesini sağlayan dava dışı ......
Sigorta A.Ş.’ne rucuen ödendiğinin beyan edildiği, dosya kapsamına makbuz ve ödeme ekstresinin sunulmadığı; 24.07.2023 tarihli “......” açıklamalı ödeme dekontu ile 10.000,00-TL tutarında asıl alacak değer kaybı tazminat tutarı ve ferileriyle beraber toplam 21.904,70-TL(15.04.2024 tarihli dava dilekçesinde stopaj ve KDV tevkifatı ile beraber 24.833,14-TL tutarında olduğu beyan edilmektedir.) tutarındaki ödemenin Küçükçekmece İcra Dairesi ....... Esas sayılı dosyası kanalıyla ödendiği, ....... plaka sayılı aracın firari sürücüsünün kazanın gerçekleşmesini müteakiben geçerli bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmak suretiyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 81/d maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nu kapsamında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4-f maddelerini ihlal ettiği; ....... plaka sayılı aracın firari sürücüsünün olay yerini terk etmesini gerektirecek şekilde araçta yaralı olduğu veya olayın gerçekleştiği mahalde sürücünün can güvenliğini tehdit eden unsurların bulunduğuna ilişkin dosya münderecatında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; gerçekleşen kaza sonrasında kolluk güçlerine haber vermeden, zorunlu bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B4-f maddesi gereğince Sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği, davacı ..... Sigorta Şirketi‘nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/f maddesine dayanarak, mezkûr olayda zarar gören dava dışı ..... ’nin mülkiyetinde bulunan ....... plaka sayılı araçta gerçekleşen hasar kapsamında heyetimizde bulunan makine mühendisi bilirkişi tarafından tespit edilen 24.532,39-TL(KDV dahil) tutarında maddi zarar üzerinden 15.04.2024 tarihli dava dilekçesinde ödediğini beyan ettiği 12.266,22-TL tutarında asıl alacak maddi zarar tazminatı ve 10.000,00-TL tutarında asıl alacak değer kaybı zararı olmak üzere toplam 22.266,22-TL tutarındaki asıl alacak tazminat bedelini ....... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ....... plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ...... Ticaret ve San. Ltd. Şti.’ne karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Alınan bilirkişi raporu mahkememizce dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Alınan raporlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalı şirkete ait araç sürücüsünün kaza akabinde olay yerini terk ettiği, araç sürücüsünün kamera kayıtlarına rağmen tespit edilemediği, kaza tutanağının kolluk kuvvetleri nazarında iş bu şekliyle düzenlendiği görülmektedir. -Bu haliyle ....... plakalı araç sürücüsünün kazadan sonra Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4.f maddesine göre; herhangi bir geçerli sebep olmadan olay yerini terk etmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi yönünden rücu hakkının kazadaki kusur oranları doğrultusunda yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere dava konusu kazanın olay günü, olay yerinden ayrıldığı için kimliği tespit edilememiş sürücünün yönetimindeki ...... Plakalı Nolu, ..... Marka, ..... Minibüs aracı ile olay yerindeki otoparkta geri manevra yaparken aracının arka tampon kısımlarıyla, arkasında kurallara uygun olarak park etmiş olan ..... Plakalı, ..... Marka, 2015 Model Otomobilin ön kısımlarına çarpması neticesinde meydana geldiği görülmektedir. -Bu haliyle kazanın gerçekleşmesinde davalıya ait kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün duraklanan ve parkedilen yerden çıkılırken; (a) Araçlarını ve araçların etrafını kontrol etmeleri, (b) Sakıncalı bir durum olmadığını gördükten sonra araçlarını çalıştırmaları, (c) Işıkla veya kolla, gerekli hallerde her ikisi ile aynı zamanda çıkış işareti vermeleri mecburidir” ve Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma eylemi nedeniyle tam kusurlu olduğu, dava dışı ....... plakalı aracın ise kusurunun bulunmadığı sabittir. -Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı tarafın talepleri nazara alındığında davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında; ........ plakalı aracın sigorta şirketi olan ..... Sigorta AŞ'ye 12.266,22 TL hasar tazminatı, ........ plakalı araç malikine Sigorta Tahkim Komisyonu kararı gereğince yapılan icra takibi sonrasında üzere takip ferileriyle birlikte toplam 24.833,14 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. -Yukarıda yer verilen açıklamalarda belirtildiği üzere davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeler kapsamında rücuen talep edebileceği miktar zarar görenin gerçek zararı ile sınırlıdır. -Bu kapsamda Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere kazanın oluş şekli, meydana gelen hasarlar ve dönem piyasa rayiçleri nazara alınarak davacı tarafın talep edebileceği gerçek zarar miktarının; değer kaybı bedeli yönünden sigorta tahkim komisyonu kararı ve bilirkişi raporu ile belirlenen 10.000,00 TL olduğu, hasar bedelinin ise taleple bağlı kalınarak 12.266,22 TL olduğu sabittir. -Mahkememizce yukarıda ayrıntılarına yer verilen gerçek zarar miktarlarının toplamı olan 22.266,22 TL asıl alacak ve iş bu miktarların dava dışı 3. Kişilere ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 1.836,18 TL bedel üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. -Ancak her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından rücuen tazminat istemini içerek takip Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından belirlenen bedel, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepli olarak başlatılmış ve bu bedeller üzerinden rücuen tazminat isteminde bulunulmuş ise de dava dışı 3. kişinin Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmasından sonra kendisine ödeme yapan davacı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonunca hükmolunan vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulamayacaktır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2022/567 Esas 2022/594 Karar sayılı ilamı) -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. -İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. -"Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. -Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. -Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." -Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) -Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 22.266,22 TL asıl alacak, 1.836,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.102,40 TL alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faiz üzerinden devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.646,43-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 485,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.161,40- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 485,03-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 223,00- tebligat ve posta masrafı olmak üzere 15.650,60-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%60,01) göre hesap edilen 9.393,14-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 24.102,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 16.056,36-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%60,01) göre hesap edilen 2.160,64-TL'sinin davalıdan, 1.439,36-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişi ...... 'a takdir edilen toplam 5.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan miktarın iadesi kaydıyla) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kabul ve reddine karar verilen miktarlar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)