Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/882
Karar No
K. 2024/882
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/882 Esas - 2025/179

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/882 Esas
KARAR NO: 2025/179
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/12/2024
KARAR TARİHİ: 10/03/2025
KARAR Y.TARİHİ: 11/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan yargılanması sonucu aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka nezdinde pos cihazına bağlı vadesi hesabı bulunduğunu, müvekkilinin pos cihazlarından aldığı kart ödemeleri ... nezdinde bulunan vadesi hesabına aktarılmakta ve ödemelerini bu hesaptan aktardığını, 27.08.2024 tarihinde müvekkilinin internet bankacılığı şifresinin ele geçirildiğini, müvekkilinin bilgisi rızası ve talimatı olmaksızın mobil bankacılığına farkı bir IP adresinden giriş yapılarak ilk aşamada 125.000 TL ticari esnek hesap açıldığını sonrasında 100.000,00 TL kredi çekim işlemi yapıldığını, akabinde ..... numaralı müvekkiline ait hesaba aktarılarak paraların yine müvekkilinin bilgisi, rızası ve talimatı olmaksızın saat 12:02 de 29.958,86 TL, 17:03 de 45.208,86 TL ; 17:04 'de 35.950,86 TL olmak üzere toplam 111.117,00 TL 'nin EFT yoluyla müvekkilinin hiçbir bilgisi olmayan başka hesaplara aktarıldığını, mobil bankacılık sistemi üzerinden yapılan eft, kredi ve esnek hesap açılışı işlemleriyle ilgili olarak herhangi bir onay mesajı gelmediğini, davalı bankanın bu kadar çok sayıda ödemli değişiklik için, müvekkili arayıp kesin teyidini almamasının8 olması da başlı başın ciddi güvenlik zafiyeti olduğunu, müvekkili söz konusu olaydan sonra davalı bankaya talimatı ve rızası dışında işlemler yapıldığı için borcun silinmesi talep edilmiş ancak talebin reddine kara verildiğini, dolandırılıcılık fiilini işleyenler hakkında .....'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturma başlatıldığını, davalı bankanın özen yükümlüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL borçsuz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II-SAVUNMALAR

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli itirazlarının yanı sıra esasa ilişkin olarak; davacının bireysel internet şubesi müşterisi olduğunu, davacıya internet bankacılığı kullanım esasları ve güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, kıllanıcıya tanımlı şifrelerin bankamız sisteminden elde edilmesinin mümkün olmaması karşısında, geriye bu şifrelerin davacının elinden temin edilmesi ihtimali kaldığını, dava konusu dolandırıcılık olayında 3. Kişi muhatap bankanın kusuru dahi bulunmamasına rağmen taraf gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını, davacının bankada yapmış olduğu işlemlere ilişkin sms ile bilgilendirilmiş ve gerekli onayların davacıdan alınmış olduğunu, bunun sms ve ıp-port kayıtları ile de açıkça ortada olduğunu, dava konusu işlemler, davacının sistemde tanımlı numarasına gönderilen tek kullanımlık şifrenin doğru giderilmesi yolu ile gerçekleştirilmiş olup, aynı zamanda davacının olay günü pek çok kez onay gerektiren işlem yaptığı ve tüm bu işlemlerin gönderilen onay kodlarının doğru bir şekilde girilerek yapıldığının anlaşıldığını, müvekkili bankanın üstüne düşen tüm sorumlulukları özverili bir şekilde yerine getirdiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunduğunu savunmuş davanın reddini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.

2.Banka kayıtları.

3...... A.Ş. Müzekkere cevabı.

4......soruşturma dosyasından alının müşteki beyanı örneği. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin 25/01/2025 tarihli dilekçesi ile; ..... soruşturma numaralı dosyasında şüpheli olarak yere alan ..... ve ..... tarafından müvekkili adına çekilen ticari kredi ve avans hesaplarına ait faiz ve anapara dahil tüm zararın karşılandığını, davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.

Davalı vekili 03/02/2025 tarihli dilekçesi ile davacı vekilinin beyanlarının feragat hükmünde olup HMK da düzenlenen feragat hükümleri uygulanarak davanın reddine karar verilmesini ve dava konusu işlemlerde herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkili banka aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

6100 s. HMK 331 maddede, konusuz kalan davada yargılama giderlerinin ne şekilde tayin edileceği açıkça düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca, dava açıldıktan sonra davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edilir.

Dosya içerisinde toplanan deliller, taraf vekillerinin beyanı ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu alacağın ..... sayılı soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan ..... ve ..... tarafından davacı yana ödendiği, 21/02/2025 tarihinde kapatılarak borcun sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Açılan bu dava konusuz kalmakla birlikte yargılama giderlerinin hangi taraf üzerinde bırakılacağı veya nasıl paylaştırılacağının açıklığa kavuşturulması zorunludur. HMK m. 326 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca kural olarak yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa yargılama giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin bunlar arasında paylaştırabileceği gibi müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir. Somut olayda; dava açıldıktan ancak ön inceleme duruşmasından önce dava dışı ..... ve ..... tarafından borcun ödendiği, davacı yanın, ..... soruşturma numaralı dosyasında yer alan ifade tutanağında; " İnstagramda video izlerken bir reklam linkine tıkladığını, açılan sayfanın ...'ın sitesinin aynısı olduğu ve bu durumdan şüphelenmediğini ve T.C. Kimlik numarası bilgilerini girdiğini, akabinde .....numaralı hattan kendisinin arandığını ve telefona gelen sms kodlarına arayan kişiye söylediğini" beyan ettiği, bu nedenle davacı taraf, bu davayı açmakta kural olarak haklı olduğu, ancak; davalı bankanın alınabilecek tüm önlemleri almadığı, banka müşterilerinin bankacılık bilgileri ve şifrelerinin güvenliğini/gizliliğini sağlayamadığı, bankanın internet ekran güvenliğinin sağlanamadığı, buna göre müşteri bilgileri koruma ve sistem güvenliğinden bankanın da sorumluluğu bulunduğu, bu sorumluluğun sadece onay kodunun müşteri tarafından girildiğinden bahisle kaldıralamayacağı anlaşılmakla, davacı yanın kusuru da göz önünde bulundurularak, Mahkememiz konusuz kalan bu davada dosyadaki mevcut delil durumuna göre, her iki tarafın, eşit orandaki kusurlu hareketleriyle sebebiyet verdiklerini kabul ettiğinden yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerilerinde bırakılmasına karar vermiştir. V-HÜKÜM

1.Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın (93,9‬0 TL'sinin davalıdan) davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerilerinde bırakılmasına,

4.Vekalet ücreti tayin ve takdirine yer olmadığına,

5.HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6.Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.800,00 TL'sinin davacıdan, 1.800,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ..... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 10/03/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/03/2025 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog