6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacının 29/08/2019 tarihinde yanındaki aynı yaşta iki arkadaşıyla birlikte, yolun karşı tarafına geçtiği sırada, çok hızlı bir biçimde kavşağa girdiği için duramayan ... plakalı İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne ait arabanın,... Mahallesi ... Kavşağında çarpması sonucu ağır yaralandığını ve .../...’da bulunan ... Hastahaneler Müdürlüğünde tedavi altına alındığını, davacının hayati tehlikeyi atlattıktan sonra, aynı hastanenin diş bölümünde bir yıl süre ile ameliyat ve tedavileri yapıldığını, dava konusu olayın Bakırköy Cumhuriyet Savcılığınca ... Soruşturma Numarası ile soruşturulduğunu ve cezai yönden şikayet olmaması gerekçesiyle 24/12/2019 tarihinde... Karar no ile takipsizlik kararı verildiğini, olay mahallinde tutulan trafik kaza tespit tutanağında davacının kusursuz olmasına rağmen kusur oranın hatalı olarak paylaştırıldığını belirterek; kazadan kaynaklı bundan sonra oluşacak zarar ve giderler ile ilgili talep ve hakları saklı kalmak üzere HMK 107. Madde uyarınca yapılacak yargılama ile; kazadan dolayı oluşan bedeni eksiklikten kaynaklı oluşacak gelecekteki kazanç kaybından dolayı hesaplanacak maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, olay tarihinden dava tarihine kadar hesaplanacak aylık bürüt emsal ücret üzerinden bakıcı masrafının (maddi tazminatın), olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, davacı tarafından yapılan belgelendirilmeyen masraf ve zorunlu refakatten dolayı oluşan iş ve güç kaybından kaynaklı faturalandırılmayan meblağın (maddi tazminatın), olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, davacının eğitim kaybından dolayı oluşan zarar bedelinin (eğitim masrafları ve eğitimden sonra bir yıl işe geç başlama), olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, adli yardım talebinin kabul edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, idareye ait aracın 28.08.2019 tarihinde motor kısmında meydana gelen arıza nedeniyle anlaşmalı servis olan “..."e teslim edildiğini, dava konusu kazanın 29.08.2019 tarihinde araç anlaşmalı serviste iken servis çalışanı ... sevk ve idaresindeyken meydana geldiğini, müvekkili idarenin tamir için aracı bıraktığı sırada tamirci tarafından kaza yapıldığını, müvekkili idardenin araç üzerinde hakimiyetinin bulunmadığı bir sırada davaya konu kazanın meydana geldiğini, davalının işleten sıfatının bulunmadığını ve kaza sonucu meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ATK 12/12/2022 tarih rapor sonuç kısmı ; "... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kulak, burun, boğaz, G-çiğneme ve yutma, engel oranı kişinin fonksiyonel durumuna göre 10x1/2=%5 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (YÜZDEBEŞ) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) AYA kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından 27/07/2022 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmı ; "Davalıya sigortalı ... plakalı kamyonet sürücüsü ... olayda %85 oranında kusurlu olduğu, davacı ... olayda %15 oranında kusurlu olduğu, somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığı," şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 02/08/2022 tarihli rapor sonuç kısmı ; "Davacı firma orjinal bir parçanın yerine kullanma isteği işletmede sorunlara neden olmuş, orjina bir parçanın teknik detaylarının bulunmaması nedeniyle davalı firmanın makine üzerinden aldığı ölçümlerin hatalı olacağını bilerek orijinal gibi bir parçaya yönelerek üretimle ilgili riskleri satın almıştır. davalı firmanın orijinal bir parçanın teknik detaylarının olmadığını bilerek yaptığı ölçümler hangi sapmaların olduğunu bilmediğinden yapılan ürün çalışmamış, arızaya geçmiştir. Orijinal gibi yapılan vida ve ön kovan parçaların ayıplı olduğu, davalı ve davacı şirketin tüm riskleri bilerek bu işe yöneldikleri göz önüne alındığında eşit oranda kusurlu oldukları " şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 24/03/2023 tarihli rapor sonuç kısmı ; " Tedavi Giderleri Yönünden: SUT tebliği hükümleri ve ilgili yönetmelikler gereği dosya içeriğinde sadece epikriz ve tetkik sonuçları mevcut olduğundan tedavi giderleri ve yapılan işlemlere dair ayrıntılı bir fatura bulunmadığından bir tespitte bulunulamamıştır. Trafik kazalarına ait giderler 5510 sayılı Kanun ve Sağlık Bakanlığı yönetmeliği gereği Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura edilmekte olup daha sonra rücu işlemleri gerçekleştirilmektedir. Dosya içeriğinde SGK tarafından bu ödemelere dair müzekkere cevabı bulunmadığından tedavi giderleri yönünden hesaplamaya elverişli veri bulunmadığından hesaplama yapılamamıştır. Aktüerya Yönünden Dosya kapsamında kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinden önce arızası nedeniyle ... Otomotiv”e teslim edildiği, KTK md 104 ve Yargıtay kararları gereğince aracın zilyetliğinin ... Otomotiv'e geçtiği ve davalı İçişleri Bakanlığı'nın sorumluluğu'nun bulunup bulunmadığı, Davalı idarenin sorumluluğunun bulunmadığının kabulü halinde davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmadığı, sayın mahkemece aksinin kabulü ve davacı vekilinin yaptığı başvurunun usulüne uygun olduğunun kabulü halinde davalı sigorta şirketinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 13.11.2020 olduğu, Yargıtay kararları “doğrultusunda davacıların - geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanmadığı, davacı ...'in kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, Davacının eğitim kaybından dolayı oluşan zarar bedeli (eğitim masrafları ve eğitimden sonra bir yıl işe geç başlama) talebine ilişkin dosya kapsamında hesaplamaya elverişli veri bulunmadığından taleple ilgili hesaplama yapılamadığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 12.12.2022 tarih ve ... sayılı raporunda davacının başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaati belirtildiğinden bakıcı giderleri hesaplanamadığı hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 29.08.2019 günü trafik kazasında yaralanan, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak Tüm Vücut Engellilik Oranının 945 olduğu tespitine ve dava dışı sürücünün %85 kusurunun bulunmasına göre, Sürekli iş göremezlik tazminatı : 277.043,41 TL olarak hesaplandığına ilişkin tarafımca düzenlenen işbu rapor saygı ile sunulur" şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından 10/08/2023 tarihli rapor sonuç kısmı ; "1) Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 7.011,70 TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 310,93 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 368.532,19 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden görevsizlik kararı verilen davanın dava tarihi olduğu, davalı işleten yönünden ise 29.08.2019 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Emsal YARGITAY ... Hukuk Dairesi
2918 sayılı KTK'nın 104. maddesi uyarınca, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişiler, gözetim, onarım, bakım, veya buna benzer amaçlarla kendilerine bırakılan araçların neden olduğu zararlardan dolayı, işleten gibi sorumlu tutulmuşlardır. Bu şekilde oluşan zararlardan, aracın asıl işleteni veya o araç için trafik sigorta sözleşmesini yapan sigortacının sorumlu olmayacağı da açıkça belirtilmiştir.
Aynı madde hükmünde ayrıca, bu gibi mesleki faaliyette bulunanların, kendilerine teslim edilen araçların yönetmelikte gösterilen biçimde defterini tutmakla, maddenin ikinci fıkrasında da bu meslek sahiplerinin kendilerine teslim edilen motorlu araçların tümünü kapsayacak şekilde trafik sigortası yaptırmakla yükümlü tutuldukları açıkça belirtilmiştir.
Kanunda mesleki faaliyetin kapsamına göre bir ayrıma gidilip gidilemeyeceği konusunda açıklık yoksa da, mesleki faaliyette bulunan teşebbüsün az veya çok organize olması aranmalıdır. Zira kanun, bu çeşit teşebbüs sahiplerinin işleten gibi sorumlu olacağını kabul ederken, zarar görenlerin en az araç maliki gerçek işletenler (ya da sigortacıları) karşısında olduğu kadar güvence altında olacaklarını varsaymıştır. Bu nedenle teşebbüsün, aracın zarara neden olacak biçimde usulsüz kullanımlarını önleyecek şekilde düzenlenmiş olup olmadığı, benzer işyerlerinin normal çalışma düzenleri, teşebbüsün mali gücü, bırakılan araçları özel deftere kaydedip kaydetmediği ve trafik sigortası yaptırıp yaptırmadığı gibi hususlar üzerinde durularak bir değerlendirme yapılmalıdır. Ekonomik gücü zayıf, düzensiz, basit yerlerin ne araç ne de zarar görenler için bir güvence olamayacağı gözardı edilemez.
Ayrıca, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüs sahiplerinin işleten gibi sorumlu tutulabilmeleri için, araç üzerindeki hakimiyetin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçmesi gerekir. Bu durum, her somut olayın özelliğine göre ayrı değerlendirilmelidir. Kısa süreli basit onarımlar gibi kesinlikten uzak, duraksamalı durumlarda, hakimiyetin geçtiği kabul edilmemelidir. Zira, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerin işleten gibi sorumlu tutulmalarının nedeni, bunların motorlu araç üzerindeki fiili hakimiyetin kesin olarak sahibi bulunmalarından kaynaklanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta ise; İHH tarafından, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın dava dışı üçüncü kişilere ait bir tamirhaneye bırakıldığı ve bu işletmenin hakimiyetinde bulunduğu zamanda kaza gerçekleştiğinin sabit olduğu ve davacının bu hususun aksini ispat edemediği; aracın neden olduğu zarardan ZMSS Genel Şartları'nın A.6.m maddesi uyarınca davalı sigortacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerin işleten gibi sorumlu tutulmaları için, öncelikle bu yerin yukarıda belirtilen şekilde teşkilatlanmış, güven veren bir tamirhane olması, aracın fiili hakimiyetinin de kesin olarak tamirhaneye geçmesi gerekmektedir. Kısa süreli tamiratlar, bu şekilde bir terk iradesini göstermez.
Açıklanan nedenlerle; aracın tamirdeyken davaya konu kazayı yaptığına dayanan ve bu hususu usulünce ispat etmesi halinde, KTK'nın 104. maddesi ve ZMSS Genel Şartları gereği hukuki sorumluluktan kurtulacak olan davalının ispat yükü altında olduğu dikkate alınmak suretiyle, dava konusu zarara neden olan aracın bırakıldığı tamirhanenin, yukarıda belirtilen niteliklere sahip olup olmadığı ve aracın hangi tamirat için (ve ne kadar süreyle) bu yere bırakıldığı tespit edildikten sonra, tamirhane sahibi dava dışı üçüncü kişinin işleten gibi sorumlu olup olmayacağının, diğer bir deyişle, davalı sigortacının sorumluluğunun devam edip etmediğinin, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde, davacının trafik kazasından kaynaklı maddi zarar istemine ilişkin belirsiz alacak şekilde talepte bulunduğu, davalı İç İşleri Bakanlığı'nın KTK 104 uyarınca husumet itirazında bulunduğu davaya konu aracın 28.08.2019 tarihinde motor kısmında meydana gelen arıza nedeniyle anlaşmalı servis olan “... Otomotiv"e teslim edildiğini, dava konusu kazanın 29.08.2019 tarihinde araç anlaşmalı serviste iken servis çalışanı ...sevk ve idaresindeyken meydana geldiğini, husumet itirazında bulunduğu, dosyada servise ilişkin kayıtların, servis şirketi tarafından yapılan işyeri poliçesinin, aracın teslimine ilişkin belgelerin celp edildiği, aynı zamanda maluliyete, kusura ve aktüerya hesaplamaya ilişkin rapor alındığı, davacı vekilinin davasını belirli hale getirmediği, KTK 104 maddesi yönünden emsal kararda hangi şartların arandığının belirtildiği, dava dışı tamiraneye aracın kazadan önce bırakıldığı, arızasının motor arızasına ilişkin olup basit bir onarım olmadığı, tamiranenin işyerine ait sigorta poliçesi bulunduğu, davalı İçişleri Bakanlığına ait araç üzerindeki hakimiyetin servise bırakılma ile kalktığı bu nedenle maddi zararlardan her iki davalının KTK 104 uyarınca sorumlu olmadığı pasif husumet sıfat eksikliği nedeniyle aşağıdaki şekilde karar verildi.
1.Açılan davanın 2918 sayılı KTK 104 maddesi uyarınca pasif husumet eksikliği nedeniyle davalılar yönünden reddine
2.sair husuların gerekçeli kararda değerlendirilmesine
3.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 59,30.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
6.1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın 2023 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 17.830 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)